ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİNİN BAZI YÖNLERİ
14 mins read

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİNİN BAZI YÖNLERİ

R.B.Gergedava
Abhaz Devlet Üniversitesi (Sohum)

Özet: Makalede Abhazların modern geleneksel dininin özelliklerinin, dini kimliklerinin en önemli yönleri ele alınmakta, Abhazya Cumhuriyeti’nde temsil edilen diğer dinler arası dini inançlarla uyumlu kaynaşması ve ayrıca Abhaz dini senkretizminin kendine özgü biçimi irdelenmektedir.

Çalışmanın güncelliği öncelikle Abhazların dindarlığına ilişkin bir dizi tartışmalı konunun bulunmasından kaynaklanmaktadır. Abhazya nüfusunun çoğunluğu Hristiyanlık ya da Müslümanlıktan ziyade atalarının dini inançlarını takip ediyor. Birçok din bilgini ve etnograf, Abhazların geleneksel inancını “pagan” (putperest) olarak sınıflandırmakta. Geleneksel inancın mensupları, dini görüşlerinin pagan olarak değerlendirilmesini pek kabul etmemektedir.

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ KİMLİKLERİ

ABHAZLARIN MODERN GELENEKSEL DİNİ

Abhazların geleneksel dini, genel kabul gören dünya dinlerinin ortaya çıkmasından ve yayılmasından çok önce oluşmuş olan Abhaz tektanrıcılığının en eski biçimine dayalıdır. Abhazların tek tanrılı inançlarının en eski biçimlerinden biri, Hatti-Hitit uygarlığı döneme kadar uzanmaktadır.

Tektanrıcılığın paganizmden temel farkı, tek tanrıya ve tanrı Ançua’nın tek olduğuna inançtır. Hristiyanlığın yayılmasından önce bile Abhazların tek Tanrı Ançua ile ilgili kendi otokton (yerli) fikirleri vardı. Tektanrıcılık felsefesi bir yandan anlaşılması oldukça basit olmakla birlikte, yine de karmaşık kavramsal incelemede zorluklara neden olmaktadır. Keldani uygarlığının dini geleneklerinin etkisinin olduğu ve Keldani Annu, “tüm tanrıların babası” ile Abhazca “An” “anne”, Ançua “anneler” arasındaki isim benzerliği belirtilmelidir. Tarih yazımında ve genel anlayışta Ançua geçmişten beri doğaüstü yüce erkek varlık olarak algılanmaktadır. Bu “Ançua” adı, Abhazların kadim inançlarında ana tanrıçanın hâkim olduğunu göstermektedir. Abhazlar atalarının kadim dinine inanıyorlar; bunun temel kanıtı, Orta Paleolitik’in Mousterian dönemi (90-35 bin yıl önce) – kadının kan bağının, ocağın ve geleneklerin saygın koruyucusu olarak kabul edildiği anaerkil dönemi ile ilişkilendirilebilecek yerel isim Ançua’dır.

Etnograf Ş.D. İnal-ipa, insanların zihinlerinde, “Tanrı Yaratıcıdır, evrenin ebedi Yaratıcısı, her şeye gücü yeten ve her şeye kadir olarak Ançua (Abhazca Antsea) adıyla yukarıda, göklerdedir, yeryüzünde ve yeraltında olan her şeyin yaratıcısı ve yalnızca O’na aittir (Antsea isheit, Antsea itup)” diye belirtmiştir [1].

Çoğu araştırmacı, Abhazların dini görüşlerini, eşit derecelerde birçok tanrıya inanmakla tanımlanan panteizmle ilişkilendirmektedir. Modern anlayışta, panteizm kavramı çoğu kişiye kelimenin tam anlamıyla din ile değil, doğa ile duyusal-duygusal bir ilişki içinde olmaktır.

Geleneksel din, Abhaz toplumunun yaşamında istikrar sağlayıcı bir rol oynamış ve oynamaya devam etmektedir. 6. yüzyılda Abhazya’da Hristiyanlığın resmi olarak kabul edildiği koşullara rağmen korunmuştur; 8. yüzyılda Arap istilaları döneminde Abhazların kısmen tanıştığı İslam’ın yayılması 16.-18. yüzyıllarda Abhazya’daki Osmanlı himayesi döneminde de devam etmiştir. Abhaz prensliğinin 1810’da Rusya İmparatorluğu’na katıldığı dönem ve sonrası, yerel halk arasında Ortodoks Hristiyanlığın yeniden canlanmasıyla tanımlanmaktadır.

Abhazların geleneksel inançların yüzyıllardır günümüze kadar varlığını sürdüren en önemli bileşeni, Abhazların inanç hiyerarşisinde en ön sırada olan kutsal tapınak Anıha’dır. Abhaz halkı için Anıha kutsal bir yer; çoğunluğunda güç ve korku duygusu uyandırır. Anıha’da Abhazlar yemin, ailenin refahı ve hasat için Ançua’ya dua ettiler ve etmeye devam ediyorlar; Anıha’nın kutsal topraklarındaki korkunç lanetleme ritüeli de bilinmekte, ayrıca bir dizi ayinler yapılıyor. Abhazların dini inançlarına göre Anıha, doğaüstü ve insandışı güçler tarafından temsil edilen yaratılışın başlatıcısıdır- emriyle Anıha’nın yaratıldığı her şeyin yaratıcısı Ançua. Geçmişte Anıha’nın gücünün yardımıyla insanlar, soylar ve aileler arasındaki kan davaları veya sıradan anlaşmazlıklar gibi uyuşmazlıklar çözülüyordu. Günümüzde anıh’ler, suç işlediğinden şüphelenilen kişiler için arınma yemini etme yeri olmaya devam etmekte; mağdurlar, suçluların cezalandırılması veya bilinmiyorsa faillerin belirtilmesi isteğiyle onların yardımına başvurmaktadır. Anıha gücünün cezasının, davanın koşullarına bağlı olarak farklı biçimlere bürünebildiğine inanılmaktadır. Anıha’da yapılan yemin kutsal sayılır ve hiçbir koşulda bozulamaz. Böyle bir ihlal, zamanaşımına bakılmaksızın, yalan yere yemin etme cezasının tüm soyun çekeceği en büyük günah olarak kabul edilir. Abhazlar, yalan yere yemin eden kişinin olay yerinde ölebileceğine, hafıza, düşünme kabiliyeti kaybı dâhil ağır hastalanabileceğine ya da yakınlarının cezalandırılabileceğine dair yaygın bir inanışa sahiptir [2].

Anıha’ların çoğu Abhazya tarihinin farklı dönemlerinde, Abhazların kültürel ve ulusal kimliğini yok etme ideolojisini ilan eden ve dini dâhil kültürel asimilasyon politikasını yürüten devletler tarafından yok edilmiş, ancak bu süreç her zaman başarılı olmamıştır. Abhazya’da yerel halkın çok güçlü kutsal yer kabul ettiği yedi ana anıha bulunmaktadır: Dydrypş-nyha, Lyh-nyha, Ldzaa-nyha, Lap-rnyha, Laşkendar, Ylyr-nyha. İnal-Kuba. Günümüzde yedi Anıha’nın tamamı Hristiyan tapınak ve kiliseleri, Müslüman camileri ve Abhazya’daki diğer çeşitli dini yapılar ile birlikte faaliyet göstermektedir. Yedi saygın tapınağın yanı sıra her köyün ve her ailenin veya bir soyun, her yıl belirli bayramlarda veya Abhazların kutsal törenlerinde her ailenin veya soyun imkânları çerçevesinde kurban keserek ve dualar ederek gerekli ritüellerin yapıldığı kendi kutsal yerleri bulunmaktadır.

Geleneksel inancın yapısı ve özü, öncelikle sözlü halk sanatı ve tabii ki Abhaz dininin yazılı olmayan yasa ve geleneksel ritüellerini günümüze taşıyan ve korunan Abhaz davranış kuralları “Apsuara” sayesinde bugün de değişmemiştir. Abhaz tanrısı Ançua’nın apaimbarları- yüce varlıklar, yüce Tanrı’nın hizmetkârları meleklerinin (Rusça) olduğuna inanılmaktadır. Apaimbarların her biri, Ançua’nın görevlendirdiği kendi işleriyle meşguldür: onlar evi, ocağı, hayvanları, dağları ve denizi koruyorlar. Onlar Ançua’nın yeryüzündeki temsilcileridir, olup biten her şeyi Ançua’ya bildirirler, “karmaşık sorunları” ancak onun bilgisiyle çözmeye yönelik kararlar alırlar. “Apaimbara” teriminin edebi tercümesi “peygamberler”dir. Apaimbarların işlevlerinin ve varlıklarının çok sayıda melekle benzerliği, dini inançların inceliklerinden uzak ve şüpheci insanlarda bile şüphe götürmemektedir. Ancak bu varlıklar, dua veya hizmet ederek başvurulan tanrılar değildir; onlar, Ançua’nın yeryüzünde gözlemleme ve düzeni sağlamadaki rehberleri ve yardımcılarıdır. Abhazların inancında tek Tanrı vardır-Ançua, Apaimbarlar ise sayısızdır [3].

Abhazların geleneksel dininde iç ve dış “saflık”, beden, ruh ve vicdan saflığı ilkesi önemli rol oynamış ve oynamaktadır. Ançua ile halk arasında aracı olarak görülen rahiplerin belli bir özelliği taşıması gerekmektedir. En önemli kriterler doğru davranış ve dürüstlük, saflık ve maneviyatla özdeşleşen yıkılmaz saygınlığa sahip kişi olmaktır. Abhazların geleneksel inançlarının bir özelliği, din görevlilerinin, yani rahiplerin, genel olarak, şahsiyetlerine yüksek saygı duyulan son derece ahlaklı insanlar olmasıdır. Bu kişiye tavsiye ve kutsaması için tüm soyun ve köyün temsilcileri başvururlar. Rahibin sesi ve kararı kesindir ve toplumda tartışmaya veya görüşmeye konu olamaz. Rahip bu saygınlığı kendisinin doğru ve “saf” yaşamıyla kazanır. Abhazların inancında yüce güçlerle iletişimde ahlaki saflık ve samimiyet zorunludur. Bu nedenle rahipler, ritüellerin normlarına uyulmasını çok dikkatli bir şekilde izler ve süreci sıkı bir şekilde kontrol eder; itaatsizlik veya hata yapmak kabul edilemez.

Abhazların geleneksel duası günümüzde de mutlaka kurban kesilmesi ve insanı bir nevi Tanrı ile yakınlaştırır gibi ortak törensel yemek ziyafeti ile gerçekleştirilmektedir. Ziyafet birkaç özel “temiz” yemekten oluşur: haşlanmış et, haşlanmış et, abısta (daha çok Moldovaca “mamalyga” adıyla bilinen yoğun mısır lapası), tuz, acıka (bazen servis edilmez) ve “saf” (şekersiz) şarap. Yalnızca “saf” bir hayvan kurban edilebilir: hayvan kusursuz, iyi beslenmiş, sağlıklı, kısırlaştırılmış (veya genç) olmalıdır. Genellikle genç boğa, nadiren keçi, bazı durumlarda koç, tavuk vb. kurban edilir [4].

Ortodoks Hristiyanlığın ve Sünni İslam’ın temsilcileri bugün bile tek yüce tanrı Ançua’ya saygı duymaktadır ve bunun açıklaması, Abhazların, Ançua’nın tek ve yüce olduğu, ancak herkesin onu kendi dilinde adlandırdığı şeklindeki tüm dünya dinlerine karşı felsefi tutumundadır. Abhazların çoğunluğu kendilerini Hristiyan olarak tanımlıyorlar (Abhazyadakiler), ancak bununla birlikte kiliselere nadiren gidiyorlar, kutsal nitelikteki hiçbir Hristiyan ritüelini yerine getirmiyorlar ve kilise ayinlerine katılmıyorlar, günah çıkartmıyorlar, oruç tutmuyorlar, dini öğretilerin temelleriyle ilgilenmiyor ve çoğunluk İncil’i okumuyor veya hiç okumamıştır. Aynı şey İslami inanca sahip Abhazlar için de söylenebilir. Birçoğu İslam inancının öğretilerini yüzeysel olarak biliyor. Dolayısıyla Abhazların, kendilerini şekilsel olarak Hristiyan ve Müslüman kabul eden insanlar arasında fikir uyuşmazlığının ve yaşam farklılıkların neredeyse hiç olmaması gayet doğaldır. Tarihsel olarak etnik-milli anlamda din kavramının özgün bir biçimi oluştuğundan, Abhazlar hiçbir zaman belirli bir dine bağlı olmamıştır.

Abhazların geleneksel dini, orijinal haliyle günümüze kadar korunan İncil öncesi bir din olarak sınıflandırılabilir. Hem eski çağlarda hem de modern anlayışta yüce tanrı işlevi, doğanın ve insanların Yaratıcısı Ançua’ya aittir. Abhazların geleneksel dini, uzun tarihsel gelişim sürecinde Abhazlarda oluşan dini görüşler, kanunlar ve ritüeller sistemidir.

Abhaz ve Kafkas araştırmaları yapan çoğu araştırmacı ve din bilgini, modern Abhazlarda korunan atalarının geleneksel inancını bir fenomen olarak nitelendirmektedir. Küresel dönüşümler koşullarında Abhazların geleneksel inancının modern yapısı sosyal ve kültürel anlamda neredeyse hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Geleneksel Abhaz inançlarının modern anlayışındaki en önemli özelliklerden biri dış ve iç görünüşün tutarlılığı ve ritüellerin korunmasıdır.

Geleneksel din, modern Abhazların yaşamında çok önemli bir rol oynamakta ve Abhaz ulusal kimliğinin en önemli temellerinden biri olmaya devam etmektedir; bu, her insanın daima akılda tutması gereken bir şeydir.

Kaynakça

  1. İnal- ipa Ş.D. Abhazlar. Sohum, 1960.
  2. Krylov A.B. Post Sovyet Abhazya (Gelenekler. Dinler. İnsanlar). Moskova, 1999.
  3. Kulova M.L. Modern Abhazya’daki Abhazların geleneksel pagan dini meselesi üzerine. Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, 2008.
  4. Krylov A.B. Abhazların dini ve gelenekleri. Moskova, 2001.

İlginizi Çekebilir: ABHAZ-ABAZA LEHÇE BİLİMİ VE PROTO-ABHAZ SESBİRİMSEL SİSTEMİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI