“Abaza”, “Abadze”, “Abaskoi”, “Abaze”, “Abazas”, “Abasien” adlandırmalarının “Apsua”, “Aşuva” ve “Aşkarua” etnonimleri ile alakalarının olmadığı, bunların Çerkes etnonimleri olduğu ile ilgili iki senedir davur soner ve ömer çakırer tarafından provokatif yalan yazılar yazılmaktadır. Etnonimler konusunda bu yalan yazılar ile insanların algılarında anlam karışıklıklarına yol açmak hedeflenmiştir. İsmi geçen kişiler ve onlara arka plandan destek veren isimler belli bir plan doğrultusunda sistematik olarak Etnonim, toponim ve tarih içerikli belgeler üzerinde tahribatlar gerçekleştirmekte, ortaya çıkan dezenformasyon ile kamuoyunu yanlış yönlendirmektedirler.
Bu çevrenin gerçek amacının ne olduğunu önümüzdeki günlerde paylaşacağımız yazılar ile detaylı olarak anlatacağız.
Antropolojik ve etnografik veriler ışığında bir halkın tarihinde kendisine verdiği adların yanında başka milletlerde o halkı kendi dillerinde farklı olarak isimlendirmişlerdir. Kendilerini “Apsua”, “Aşua”, “Aşkarua” olarak adlandıran aynı ve tek kökten gelen bu halka Gürcü, Rus, Türk, Bizans, Roma, Yunan, Arap, Çerkes kaynaklarında “Abaza”, “Aphazi”, “Abhazi”, “Abhazeti”, “Abkhaz”, “Abhaz”, “Abazg”, “Abadze”, “Abaze”, “Azeğa”, “Azığa”, gibi etnik isimler verilmiştir. Adı geçen tüm bu adlandırmalar hem egzo etnonim, hemde endo etnonimdir. Yani kendilerine dışarıdan ve içeriden verilen adlardır. Ufak ayrıntıların dışında bunların hepsi tek bir halkı işaret etmektedir.
“YALAN ÜZERİNE KURULAN TARİH 9” yazımızla etnonimler üzerinden yapılan saldırılara Osmanlı belgeleri ile cevap vermiştik. Osmanlı belgelerinde “Abaza” etnoniminin ne anlama geldiği ve kimleri kapsadığını ayrıntılı olarak siz okuyucularımızın dikkatine sunmuştuk.
Şimdi bu yazımızla da Rus, Alman, Fransız, İtalyan, Gürcü ve Çerkes kaynakları ile sizleri aydınlatacağız.
F.P.Dobrokhotov, V.N.Karlhof, A.V.Siver, J.V.Klaprot, A.Toumarkıne, Z.A.Kojev, A.E.Anikin, N.Albov, R.Hammerschmıdt, S.Esadze, A.N.Genko, P.V.Kоeppen, P.F.Fonton, D.Bakradze, K.Glavani, P.M.Bıjışkyan, E.Kovalevskiy, C.Gamba, J.A.Gildenshtedt, V.E. Kvarçia, L.İ.Lavrov, N.Dubrovın, L.Lyulye, S.Bronevskiy, T.A.Açugba, F.Duboıs, M.Papşu, N.G.Volkova gibi yazar, araştırmacı ve bilim adamlarının etnonimler ile ilgili bilgilerini aşağıda dikkatinize sunuyoruz.
BAZI RUS, ALMAN, FRANSIZ, İTALYAN, GÜRCÜ, ÇERKES KAYNAKLARINDA ETNİK İSİMLENDİRMELER:
N.Albov’un “Abhazya’da etnografik gözlemler” adlı eserinin 304.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Abhazlar kendilerini Apsua, ülkelerini Apsne diye adlandırırlar; diğer dağlılarla karşılaştıklarında verdikleri koşullu yanıt Ahçipse kelimesidir, Çerkesler arasında Abadza ya da Azega isimlendirmesiyle bilinirler.”
10 Haziran 1864 yılında Trabzon’da Rusya adına görevli Moshnin Kаfkasya’dan sorumlu Karargâh Başkomutanı Kartsov’a bir mektup gönderir.‘Dağlıların göçü, Osmanlıda yerleşim yerleri ve yoğunlaşan ölüm oranları’ başlıklı mektubunun bir bölümünde şöyle yazmaktadır: “Bütün bu sayıları göz önüne alırsak Anadolu kıyıları için 350 bin rakamı çıkartırız. Son zamanlarda burada Abhazlar ya da Djigetlerin yeniden yerleştiği yönünde söylentiler dolaşıyor. Dağlıların Abaze dedikleri zavallılar. Onlarla beraber Reshid Bey geldi beni de gördü. (Bkz. ЦГИА Gürcistan , ф. 416, оп. 3, д. 1114, л. 21-22)
A.N.Genko’nun 1955 yılında yayınlanan “Abazin dili” adlı eserinin 7.sayfasında Abazinleri tanımlarken onlar için: “Abadze” veya “Abaza” terimleri kullanmakta ve bu terimlerin çok eski kökenli (ilk referansları M.S.’nin başlangıcına kadar uzanır, yaklaşık 1800 yıl önce bulundu) olduğunu yazmaktadır.
- Dubrovın’in 1871 yılında yayınlanan “Savaş Tarihi ve Kafkasya’da Rus Hâkimiyeti” adlı eserinin 1. sayfasında Abhazları “Azega” başlığı ile açıklamakta, 2. sayfasında ise Abhaz kabilesi, Abazinler (veya “Abadza”) olarak da adlandırılır diye belirtmektedir.
S.Bronevskiy 1823 yılında yayınlanan “Kafkasya’nın Başlıca Coğrafi Bölünmesi” adlı eserinde eski “Abazgi” etnik isminin şimdiki “Abaza” veya “Abhazlar” olduğu görüşünü savunmaktadır. Eserinin 3.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Abhazya, Abaza, Gürcüce Abhazeti, tarihçi Nestor ve İmparator Konstantin’in Abazgiası, Karadeniz’in güney batısında, kuzeyde Kurban Çerkesleri, kuzeydoğuda Kabardey, dağların üst kısmında Karaçay, doğuda Migrelya, İngur nehriyle Abhazya’dan ayrılan Singlerle sınırlıdır.”
R.Hammerschmıdt’in 1887 yılı basımı “Russısche Revue Vıerteljahrsschrıft Für Dıe Kunde Russlands” adlı eserinin 424. sayfasında Abaza topluluklarını gösterdiği tabloda onları “Asega (Abchasen)” şeklinde tanımlamaktadır.
P.F.Fonton’un 1840 yılında çıkan “Ķüçük Asya’da(Anadolu’da) Rusya ya da Mareşal Paskevitch’in Askeri Seferleri 1828 den 1829’a Kafkasların Durumu” adlı eserinin 129. sayfasında Urup, Laba gibi yerlerde olan ve Abhazya’dan gelen halkı “Abadza” olarak tanımlamaktadır.
S.Esadze’nin “Çerkesyanın Ruslar tarafından işgali. Kafkas-Rus savaşlarının son dönemi” adlı kitabının Murat Papşu tarafından 1999 yılında Türkçeye çevrilen eserinin 8 ve 10. Sayfalarında toplulukları “Abaza” başlığı ile göstermektedir.
Z.A.Kojev, 2016 yılında yayınlanan “Çerkesya’nın Sosyal-Politik ve Etnesite Kültür Alanı (16. ve 19. yüzyıl)” adlı eserinin 22 ve 23.sayfalarında Low, Bibard, Darıkua’lardan bahsederken onları nüfusları, yaşadıkları yerleri anlatmakta, dil ve köken olarak Abazin olduklarını belirtmektedir. Tanımlarken de “Abaza” olarak ifade etmektedir.
P.V.Kоeppen’in 1843 yılında çıkan “Rusya’da Genel Nüfus-1838” adlı eserinin 181. sayfasında: T’am, Şegerey (Çegerey), Kızılbek ve Darıkua’lardan bahsederken onları “Abadsa” olarak tanımlamaktadır.
A.E.Anikin’in “Rus Etimoloji Sözlüğü- 1.cilt ( а- аяюшка)- 2007” şöyle yazmaktadır: “Abazinler: Bkz. – Kuzey Kafkasya’da bir halk, abazalar, abazinler Bkz. ‘Kafkas halkı, abazinler’ kon. 18. Yy (SlRY 18 1:9), Abazalar, Erpili yaklaşık 1600 (Koval. 2003:139) // Abazinler ifadesi 18.yy’da Abaza’dan türedi bkz. (abaza ya da Abaz ed.?)< abaz. Abaza ‘Abazin’, ‘ Abazin ve Abhazların ortak adı’ (< abh. –adig. abaza), Abhazların kendilerini isimlendirmeleri nereden apswa<apsa wa<apsa<abza<Abaza (Gamkrelidze VYA 4, 1991: 91- 92).”
V.N.Karlhof’un 2014 yılı basımı “Kafkasya Çerkesya” kitabının 120.sayfasında yazar şu şekilde yazmaktadır: “Abhazlar bizde Abaza olarak adlandırılır- Çerkesler arasında bilindikleri isim; Gürcüler Afazeti, antik Yunan yazarları Abazg derler, onlar kendilerini Absne ve Azeg olarak adlandırırlar. Ülkelerini de Absua. Abhazlar ve genellikle Aduh adını verdikleri komşuları Çerkesler farklı isimler taşıyan birçok topluluğa ayrılmıştır, bu da onları farklı halklar olarak düşünülmesine sebep olmuştur.”
Rusya devletinin 1788 yılında yazılan yeni coğrafik sözlüğünün 1 bölümünün 3.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Kafkasya dağlarında yaşayan, dili az bir benzerlik gösteren Çerkescenin dışında hiçbir dile benzemeyen özgür ve kalabalık bir halktır. Söz konusu halkın yaşadığı topraklar kendi dilinde Absne olarak bilinmekte, Türkler ve Çerkezler ise Abaza, Gürcüler ise Abhazeti olarak tanımlamaktadır.” (Bkz. Rusya devletinin yeni coğrafik sözlüğünü Bölüm I., M., 1788, s.3)
Amiral F.F.Uakov devlet denizcilik üniversitesi (Novorossisk) tarih ve felsefe bölümü doçenti Aleksandr Viktorovich Siver “XVIII. YY Kuzeybatı Kafkasya’da Adyge ve Abaza Etnik Grup İsimleri” adlı makalesinde Kuzeybatı Kafkasya’nın etno-coğrafik bölünme konusunu irdelemekte, “Abaza” teriminin Karadeniz kıyısında yaygınlaşma tarihi, ayrıca “Küçük Abaza”nın oluşma nedenleri tespit etmektedir. Bu makalede yazar “Abaza” terimini “Abhazlar” ile özdeşleştirmekte, “Adyge” terimini “Çerkezler” olarak belirtmektedir.
Alexandre Toumarkıne’nin:“Katip Çelebi’nin Cihannüma’sında Abhazistan ve Çerkezistan: Kuzeybatı Kafkasyaya Bir Osmanlı Bakışı” adlı eserinin 30.sayfasında Abaza ve Çerkeslere iki ayrı bölümde yer vermiş. DER BEYAN-I MEMLEKET-İ ÇERKES başlığıyla Çerkesleri; LAHİKA DER BEYAN-I VİLAYET-İ ABAZA başlığıyla Abazaları yazmıştır. 31.sayfada EVSAF-I SOHUM başlığı altında yine Abazaları göstermiştir.
F.P.Dobrokhotov’un 1916 yılı basımı “Kafkasya’nın Karadeniz Kıyısı” kitabının 407. sayfasında yazar şu şekilde açıklama yapmaktadır: “Uzun zamandır Gürcistana bağlı olan bu topluma Rus dilinde Abhazi denilir. Çerkesler ise Abadze ya da Azeğa diye adlandırırlar. Abhazlar kendilerine Apsua ve ülkelerine Apsne olarak adlandırırlar. Diğer dağlı halklar arasında verilen cevap Ahçıpse olarak adlandırılır.”
J.V.Klaprot, “Kafkasya ve Gürcistan’daki Seyahatler: 1807 ve 1808’de” kitabının 81. sayfasında Abazalardan bahsederek “Tüm Abassinler Büyük ve Küçük Abaza ya da Avaza’ya bölünmüştür” şeklinde yazmaktadır. 81. ve 82. sayfalarda Abazaların bazı etnografik topluluklarını sıralamış onlardan bahsetmektedir.
T.A.Açugba 2010 yılında kaleme aldığı “Abhaz Etnonimi ve XIX. yüzyılın ilk yarısında Abhazların yerleşimi” adlı makalesinde şöyle yazmaktadır: “Özel literatürde Abhazların etnoniminin farklı versiyonları bilinmektedir – Apsua, Abhaz, Abaza, Azega, vd.”
E.Kovalevskiy, “Kafkasya Etnografyası Üzerine Makaleler // Avrupa Bülteni, Cilt 3. 1867.” adlı eserinin 14. sayfasında şöyle yazmaktadır: “Abhazlara ülkemizde Abasia denir – Çerkesler arasında tanındıkları isim; Gürcüler onlara Afhazeti derler ve eski Yunan yazarlar Abazgi derler; kendilerini Absne ve Azega ve ülkeleri – Absua olarak adlandırıyorlar.”
V.E.Kvarçia’nın 2015 yılında çıkan “Abhaz (Apsua // Abaza) Halkının Etnik Tarihi veya Abhaz ve Abazinlerin Dili ve Tarihi” adlı eserinin 54, 55, 56 sayfalarında “Abaza” tanımlamasının Abazinler ve Abhazlar ile ilişkisini örneklerle açıklanıyor.
R.Abaza’nın 1959 yılında çıkan “Abazinler” adlı makalesinin 2.sayfasında Abazinleri Tapanta ve Shkaraua olarak iki ana gruba ayırmaktadır. “Bashağ”, “Altı Kesek” gibi adlandırmaları açıklarken “Abaza” tanımlamasını da kullanmaktadır.
Ş.D.İnalipa’nın “Abhazların Etnokültürel Tarihi Sorunları” adlı eserinin 436.sayfasında şöyle yazmaktadır: “XVII. asırda Antakya Patriği Makariy şunları yazmış: “Abhazlar buyuk halktır, ve onlar [onceden] Abazg veya Abaz ismini taşıyorlardı”
P.M.Bıjışkyan’ın 1969 yılında basılan “Karadeniz Kıyıları Tarih ve Çoğrafyası 1817-1819” adlı eserinin 79.sayfasında “Abazalar” başlığı altında kendilerinden bahsedilmekte 79, 80 ve 81.sayfalarda bazı ayrıntılar verilmektedir. 79.sayfanın son paragrafında başlarında reis ve hâkim olan şeflerden başlıcaları olarak Çaçba, Açba, Nalipa, Maan, Lakırba gibi aile adları verilmektedir.
Par Le Chevalıer Gamba Fransızca yazılmış “Voyage dans la Russie méridionale et particulieremet dans les provınces-1824” kitabının 396 ve 397. sayfalarında yayınladığı dil tablosunda “Abaze” ve “Çerkesler” ayrı olarak göstermektedir. Aynı kitapta 65, 66 ve 67 sayfalarda Abazalardan bahsederken “Abazes” ifadelerini kullanılmaktadır.
Münferit Kafkasya Kolordu Komutanı G.V. Rozen’in Mikhail ve Gasanbey Çaçba-Şervaşidze ile görüşmesine ilişkin harbiye nazırı A.İ.Çernişev’e raporunda şöyle yazmaktadır: “Abhazya şu anda da aynı durumda, 4 kazaya veya topluluğa ayrılmış: Bzib, Abadze, Abjua ve Tsebelda, beşinci Abhaz topluluğu Samuzakano, Mingrelya’nın tarafımıza bağlandığından beri oranın hükümdarına geçmiştir. Bzib topluluğu Abhazya hükümdarı prens Mikhail’in yönetiminde, Abadze topluluğunun başında amcası Yarbay Gassan Bey, Abjua topluluğunun başında hükümdarın akrabası Ali Bey bulunmakta, Tsebelda’da prenslerden hiç biri diğerine karşı üstünlüğe sahip değil, fakat Marşanya prenslerinin soyu önde gelmektedir.” Tiflis, Şubat 1832 (Bkz. Ukrayna merkez devlet tarih arşivi, f.548, l.3. d.19, s.1-3)
Gürcü tarihçi D.Bakradze 1860 basımı ”Kafkasya” gazetesinin 49 nolu sayısının 298.sayfasında “Mingrelya, Samurzakan ve Abhazya Hakkında” başlıklı bir yazı kaleme almıştır. Gazetedeki bu yazısında “Avazgo” etnoniminin kökeninin eskiye dayandığı fikrini paylaşmakta ve Abhaz Sadzlar, Tsebeldalılar, Medoveyler ve Abazinler gibi etnik gruplarla dil ve etnokültürel ortaklığına işaret etmektedir. “Filolojik verilerimize dayanarak – diye yazmıştır D.Bakradze – Abhazlar Djigeti, Tsebeldintsy, Medozgi (veya Psxu, Axçipsu ve Aibgu olarak ayrılan Medoveevtsy) ve Abazinler aynı dilde konuşuyorlar, aynı yaşam tarzına ve dolayısıyla ortak kökene sahiptir”.
Leonti Lyulye, “ÇERKESYA Tarihi Etnografik Makaleler” adlı eserinin 39.sayfasında Frederıc Duboıs’in kitabının 102.sayfasında yazan bilgilere atıfta bulunarak şunları söylemektedir: “Dübua, Çerkes kavimlerini Çerkesler, Kabardeyler, Abazalar ((Abadzes) ve Abhazlar (Abhazes) diye ayırıyor. (Kitap 1, s-102) Yukarıda anlatılanlardan da görüldüğü gibi Dübua’nın bu ayırımının bir temeli yoktur, zira adlarını saydığı kavimler (onun dediği gibi) aynı kökten dört kolu değil, ayrı kökenden iki halkı oluşturur. Abazya (Abadze) ve Abhazya (Abhaze) aynı ülkenin adıdır; birincisi Çerkesçe söylenişi, ikincisi ise Gürcüce söylenişidir.”
Johann Anton Gildenshtedt’ın “1770-1773’te Kafkasya’ya Seyahat” adlı esrinin 226.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Gürcüler, bu Kafkas eyaletini Abhazi ve Abhazeti olarak adlandırmaktadır, yine aynı şekilde kendi kendilerini Abazie olarak isimlendiren burada yaşayanları da; Çerkesce ismi Abaza olanları. Bana öyle geliyor ki; Bu (Abaza) veya Abhazetiya coğrafi haritalar için en iyi isim gibi. Bu, elbette, Konstantin’in Abazgia’sı; Paganeti ve Alaleti’nin isimleri, İmparator Konstantin’in Papag ve Alan’ından geliyor. Ancak, Gürcülerin iddia ettiğileri bu isimlendirmeler benim hakkında güvenilir bir şey öğrenemediğim Abaza bölgesi de sahip olmalıydı. Bazı haritalarda Kuma’da yerleştirilmiş olan Küçük Abhazya, muhtemelen Çerkeslerin buraya taşımış oldukları Abhaz köylerinden geliyor.”
Johann Anton Gildenshtedt’ın 1964 basımı “Gürcistan seyahati” adlı eserinin Gürcüce tercümesi ile Almanca metnini G.Gelaşvili yayınlamış ve incelemiştir. Eserin 46 ve 47.sayfalarında şöyle yazmaktadır: “XVIII. yy ikinci yarısının araştırmacısı ordinaryüs J.A.Güldenstadt Gürcülerin Abhazya sakinlerini Abhazlar (Abchasi), Çerkezler ise Abasa (Abasa), kendilerinin ise Abasie olarak tanımladıklarına dikkat çekmiştir.”
İtalyan yazar K.Glavani “Çerkessya’nın tanımı, 1729” adlı eserinde “Abaza” terimine yer vermektedir. Yazar şöyle belirtmektedir: “Çerkesya Kuban nehrinin gerisinde bulunmakta ve Kafkas dağlarına kadar uzanmaktadır. Bir tarafta Kalmiklar, diğer tarafta Moskvita’ya bağlı Terk kalesinin bulunduğu Hazar deniziyle: daha sonra Kafkas dağına bitişik ve Karadeniz sahillerine kadar uzanan Abaza ile sınırı mevcuttur. Bölge Beskeske-Abaza olarak tanımlanmakta… Dil ve kökeni bakımından Abazalardır.” N.G.Volkova’nın görüşüne göre Beskesek-Abaza bölgesi Kuzey Kafkasya sınırlarında, Abaza bölgesi ise Kafkas sıradağının güney yamaçlarında, yani Güney Abazinlerin yerleşim sınırlarında bulunmaktadır.
Murat Papşu’nun 2006 yılında kaleme aldığı “Bir Adlandırma Sorunu: Abhaz mı Abaza mı” adlı yazısında şu şekilde açıklama yapılmaktadır: “Benim kullanmayı tercih ettiğim adlarıyla Abazalar, tarihin bilinen ilk dönemlerinden beri bugün Abhazya olarak bilinen ülkede yaşayan bir Kafkas halkıdır. Bu halkın eski Roma, Bizans, Arap, Rus ve Türk kaynaklarında geçen tarihi adı da ‘Abaza’ veya bunun biraz değişik şekilleridir. Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasında eskiden beri bu adla tanınırlar. Kafkas halklarının bilinen adlarının çoğunlukla dışarıdan, başkaları tarafından verildiğini, her topluluğun kendisini ve komşusunu farklı bir adla adlandırdığını da belirtmek gerek. Abazalar kendilerini ‘Apsuva’, vatanları Abhazya’yı da ‘Apsnı’ olarak adlandırırlar. Gürcüler Abazaları ‘Aphazi’, Svanlar ‘Mibhaz’, Çerkesler de ‘Azeğa’ veya ‘Azığa’ olarak adlandırırlar.”
Yine Murat Papşu “Çerkesçede Etnik Adlar” adlı yazısında şöyle yazmıştır: “Abaze adı bugün Türkiye’de tüm Abazaları (Abhaz Abazin) kapsasa da, geçmişte farklı olduğuna dair belirtiler var. Çerkeslerle Abhazların (Apsuvaların) birlikte yaşadığı bölgelerde (Sakarya, Düzce, Eskişehir, Bilecik, Bursa İnegöl) daha çok yaşlıların bildiği ‘Azığa’, Abhazları (Apsuvaları) Abazinlerden (Aşuvalardan) ayıran bir addır. İngiliz gezginlerin ve bazı Rus araştırmacıların kitaplarında da rastlanır bu ada. Buna dayanarak geçmiş yüzyıllarda Çerkeslerin Abazeyi sadece kuzeydeki Abazalar (Abazinler) için kullandığı, Abhazları ise Azığa olarak adlandırdığı düşünülebilir. Kuzeyli Abazalar içinde de Aşuva/Tapanta/Altıkesek olarak bilinen grubu Kabardeyler ve Besleneyler Bashağ olarak adlandırır.”
L.İ.Lavrov’un “Rus vakayinameleri” adlı eserinin 166.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Öyle ki pek çok yazar düşünüyordu ki; Abazinlerin anavatanı olarak Abhazya’yı ve bu durum bir taraftan ‘Abaza’ kelimesinin ses benzerliği ile diğer taraftan Gürcüler tarafından Literature sokulmuş olan ‘Abhaz’ terimi ile açıklanıyor. Bu ses benzerliği Kuzeybatı Kafkasya’nın entik ortamını anlamayan herkesi yanılttı. O zamanlarda Karadeniz kıyılarında yaşayan Çerkeslerin kendileri özellikle de Şapsığlar kesin olarak Abazinleri (Abaza olarak isimlendirdikleri), Adzığa olarak isim verdikleri Abhazlardan ayrılıyorlar.”
L.İ.Lavrov’un “Kafkasya Etnografyası (1924-1978)” adlı eserinin 44.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Abhaz Krallığının 8 yüzyıl araştırmalarından sonra ilk bakışta garip bir durum meydana çıkıyordu ki; bu devletin asıl nüfusu ve onun devamı olan insanlar (Günümüz Abhazları) sürekli olarak kendilerini Apsua olarak adlandırdılar ve adlandırıyorlar yani Apsiller olarak yabancı kaynaklar ise (Bizans, Rus, Gürcü ve Türk) onları Abazglar olarak isimlendirmişti yada başka şekillerde Abezami, Abezoy, Aphaz, Abhaz gibi. Dahası sonraları dahi Gürcüler Abhaz krallığı çalışmalarından sonra bile bu isimlerle çağırdılar.”
Bu konuda yüzlerce örnek ve bilimsel çalışma daha referans gösterilebilir. Neredeyse tüm kaynaklar tek bir şeye işaret etmektedir. Hal böyle iken kendisini tarihçi olarak lanse eden, kerameti kendinden menkul kişilerin art niyeti, biraz dikkatli gözlerden kaçmayacak kadar açıktır. Bu yazıyı hazırlamamızın sebebi manipülasyon ve çarpıtmanın boyutlarını görüp şahit olmanızdır.
Takdir okuyucularındır.










Related Posts
APSUARA
ABHAZ GELENEKSEL HALK MAHKEMELERİ VE ARABULUCULUK
