ABHAZYA BİLİMLER AKADEMİSİ
ABHAZ D.İ.GULYA BEŞERİ ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ
ABHAZ ARAŞTIRMALARI
Arkeoloji
Tarih
Etnoloji
Sayı
XII
Sohum
2022
O.V.Maan
(19.-20.YY BİRİNCİ YARISININ TARİHİ VE ETNOLOJİK MATERYALLERİ TEMELİNDE)
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazlar, erken orta çağdan itibaren, aşağıda anlatılacağı üzere, Bizans ve diğer kültürlerin komşu bölgelere nüfuz etmesi için bir köprü görevi görmüştür. Bu, Abhazların etnik gruplar arası temaslarına ilişkin şu anda bilimsel kullanıma giren yeni kaynaklarla doğrulanmaktadır. Söz konusu kaynaklar, D.İ. Gulia’nın Abhazların “tartışmasız, kuzey ve kuzeybatıda, ayrıca doğuda yaşayan komşu halklar arasında kültür yayıcıları oldukları” yönündeki görüşünün geçerliliğini kanıtlamaktadır[1]. Benzer tespitte bulunan V.İ.Abaev “Abhazya’nın belki de Gürcü devletinin Alan-Osetlerle bağlantısı için ana kanal olduğunu”[2] belirtmiştir. Buna dayanarak, Abhazların aracılığıyla Kartli’ye özellikle İran halklarının kuzeydoğu grubunun bazı isimlerinin girmiş olabileceğini göz ardı etmiyoruz[3]. Kuzey Kafkasya’da modayı (giyim, silah, eyer, binicilik tarzı açısından) belirleyenler olarak kabul edilen Kabardeyler gibi Abhazlar da Abhaz Krallığı döneminde bu devletin bir parçası olan Kartvel halkları arasında kendi kültürünün unsurlarını yaymıştır. 19.yy. sonlarında Gürcistan’da Abhazların “Kafkasya’nın Fransızları” olarak tanımlanması dikkat çekicidir[4]. Kartvel ortamına ilk olarak Abhaz prensleri ve soylularının- Aamstaşeara- kültürünün nüfuz ettiği varsayılabilir. Abhaz görgü ve davranış kuralları, özellikle de asilzadelerin ahlak kuralları ve saygın gelenekleri zamanla Kartvel nüfusunun en geniş tabakaları arasında yaygınlaşmıştır. Diğer bir deyişle, Abhaz kültürünün elit unsurları Kartvel nüfusunun çeşitli tabakaları tarafından benimsenmiş, zira feodal toplumda sosyal seçkinlerin izlediği gelenekler bir davranış modeli olarak kabul edilmekteydi. Başrahip Leonid’in (Kavelin) “Abhazların komşu halklar üzerindeki manevi etkisinin arttığını, ülkelerinin güçlü bir krallık haline geldiğini ve dağ halklarını ve Lazika’yı kendine bağladığını”[5] belirtmesi tesadüf değildir. Ayrıca, Abhazların “muazzam kültürel etkisini” K.Kudryavtsev’in görüşüne göre, Kartvellerin “hayatının hemen her alanında ve hatta günlük yaşamında gözlemleyebiliriz”[6]. Dil dâhil olmak üzere erken orta çağ Abhaz kültürünün özgün özelliklerinin (ekonomik yaşamın unsurları, halk kıyafetleri, gelenekler vb.) Gürcistan’a nüfuz ettiğini Prof. G.A.Dzidzarya da yazmıştır[7].
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
ABHAZLARIN VE KAFKASYA’DAKİ DİĞER BAZI ETNİK GRUPLARIN GÖRGÜ KURALLARI VE SOSYAL YAPISININ ÖZELLİKLERİ
Abhazların görgü kuralları
Abhazların görgü kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların kuralları
Abhazların sosyal yapısı
Abhazların etnik kökeni
Çerkeslerin görgü kuralları
Gürcüler, Megreller, Osmanlı Türkleri ve diğer halklar arasında yaygınlaşan “meşhur Abhaz görgü kuralları”nın davranış normları[8], onlar için her bakımdan aristokratik incelik ve asaletin bir ifadesiydi[9]. Bazı araştırmacılar, Batı Gürcistan halkının görgülü bir kişiyi Abhaz ile kıyasladığını belirtmektedir. İyi yetiştirilmiş bir kişiyi takdir etmek isteyen Megreller ve İmeretliler, “Abhaz gibi yetiştirilmiş” ifadesini kullanıyorlardı[10]. Tiflis Sanat Akademisi rektörü A.Kutateladze’nin 1968’de Abhazya ziyareti sırasında dile getirdiği sözleri aktarmakta fayda var. Dedelerimiz ve onların dedeleri Gürcüler arasında yakışıklı, heybetli bir erkek veya kız gördüklerinde, “Aai ra lamazia rogor aphazi”, yani “bir Abhaz (erkek veya kadın) gibi ne kadar yakışıklı (güzel)” derlerdi[11]. Megrelya’da bir kız hakkında olumlu konuşurken onu bir Abhaz geliniyle kıyaslamışlardır[12]. 1930’larda Guria’nın yaşlıları, evli kadınların eskiden kızlık soyadıyla çağrıldığını hatırlıyordu; akrabalara hitap ederken veya gıyaben onlardan bahsederken- dze, -şvili, -ia, -ua, vb. sonekler -phe (-rhe) ile değiştirilmiştir. Bu saygının ifadesiydi[13]. Yine orada (Guria ve Megrelia’da) ezelden beri iyi bir yarış atı, zarif binicilik sıklıkla Abhazlarla çağrışım yapıyordu[14]. Bu konuyla ilgili olarak O.V. Vahania, Batı Gürcistan’da “Biniciler arasından bir Abhazın uzaktan ayırt edilebileceği” deyiminin halen var olduğunu belirtmektedir[15].
Saha materyallerimizin gösterdiği gibi, Abhaz davranış normlarını benimserken komşu halkların, örneğin atalık geleneğine göre Abhaz ailesinde sadece toplumda davranış kurallarının yanı sıra görgü kurallarını da öğrettiklerinin çok iyi bildiği belirtilmelidir. Abhazya’nın günlük yaşam tarzı üzerine yazı yazanların neredeyse hepsinin, sakinlerinin olağanüstü inceliğini, dürüstlüğünü ve nezaketini vurgulamaktadır. Bu niteliklerle ilgili olarak “Dünya Halkları” kitabında, Abhazların “kadınlara karşı nezaketi ve karşılıklı dayanışma duyguları açısından” komşularından “olumlu bir şekilde ayrıştığı” kaydedilmiştir[16]. Abhazların davranış kurallarını ayrıntılı olarak kaydeden N.N. Albov gözlemlerine dayanarak Abhazların “çok arkadaş canlısı, davranışlarında kibar ve hatta heybetli olduklarını belirtmiştir. Bazen, sıradan bir Abhaz köylüsünün görgülü nezaketi karşısında hayrete düşüyorsunuz”[17] diye kaydetmiştir. Yazar, bu değerlendirmelerle sınırlı kalmayıp, Abhazların komşu kuzeybatı halklarıyla karşılaştırmasını da sunmaktadır. N. Albov şöyle belirtmektedir: “Abhazların davranış biçimi, adabı Kuban komşuları, Karaçaylar ile kıyaslandığında hemen göze çarpmaktadır: sonuncular Abhazlara kıyasla cahil ve vahşi görünüyorlar. Bir Abhaz evine geldiğinizde, ev sahibi ve sahibesi selamlaşmanın hemen akabinde sizin ve ailenizin sağlık-sıhhatini sorar ve yolculuk sonrası dinlenmek isterseniz hemen isteğinizi yerine getirir ve sizi rahat bırakırlar. Her halükârda burada Karaçaylar veya Svanetlerin bir misafire sergiledikleri nezaketsizliğe varan ısrarlı meraktan eser yoktur”[18]. N.Albov, Abhazların ve Batı Gürcü nüfusunun kıyafetlerini karşılaştırırken de görgü kurallarının dışa vurumuna dikkat çekmektedir: Abhazya’da, kendi deyimiyle, “Mingreller, İmeretliler ve Gurialılarda göze çarpan, giyimde gösteriş arzusu yoktur”[19]. Megreller ile Samurzakanların kıyafetleri arasındaki farklı ilgili olarak K. Serena da hemen hemen aynı tespitte bulunmuştur: “bu insanlarda (Samurzakanlar – O.M.), Megrellere özgü olan ve kendilerini farklı gösterme ve en yeni ve parlak kıyafetleri giyme arzusuyla göze çarpan cilve yoktur”[20].
Görgü kurallarının belirli özellikleri olarak kadınların ve kısmen de erkeklerin kozmetik ürünlerini kullanmaları değerlendirilebilir. Etnografik verilere göre Abhaz kadınları, özellikle soylu-prens tabakasının temsilcileri, yüzlerini süslemek için hem yerel allık (atseapş) hem de ithal pudra (asaku) vb. kullanmışlardır. M.Peysonel, Kırım’dan Çerkesya ve Abhazya’ya ithal edilen ürünler arasında yüz losyonları, pudra ve allıklar olduğunu belirtmekte olup, onun deyimine göre tüm Abhaz kadınları “… bunları bol miktarda kullanmaktadır”[21]. Yaşlı Abhaz erkekleri bıyıklarını sıklıkla sarı renge boyarlardı ve bunun için kına (akyn) yaprağı ve çiçeklerini kullanırlardı[22]. Kozmetiğe ilgi kadınların tutkusu sayılır, ancak onların, özellikle de erkeklerin aşırı parfüm kullanımı toplumda kınanırdı. Megrel kadınlarının kendilerini nasıl süslediklerini Lamberti’den okuyoruz: “Yüzlerini renklendirmek için pudra veya vişne suyu kullanıyorlar. Pudrayı iyice dövüyorlar ve yüze öyle ince sürüyorlardı ki renklendirmeden ziyade un serpilmiş gibi görünüyordu. Allığa gelince, şekerci boyası, zincifre, magnezyum, sabun taşı, yani buldukları kırmızı olan her şeyi alıyorlar, yanaklara iki nokta oluşturuyorlar ve sanki kazara lekelenmiş gibi oluyordu… Kaşlar mazıyla boyanır, her iki tarafta neredeyse kulaklara kadar getirilir, iç kısmında, burnun üzerinde ise birleştirilirdi. Kirpiklerini boyamak için de aynı boyayı kullanıyorlardı. Gözün beyazlarına bile acımıyorlardı ve bir çeşit merhem kullanarak sarılık veriyorlardı…”[23]. Abhaz kadınlarının kozmetik kullanımını anlatan N. Albov, “Samurzakan’da allık sürme ve kaşları birleştirme geleneği muhtemelen Mingrelya’dan geçmiştir. Ancak Abhaz kadınlarının buna hiç ihtiyacı yok; çok güzel ten rengine ve kaşlara sahiptir” diye belirtmiştir[24]. Batı Gürcistan’da erkeklerin dış görünümlerine nasıl dikkat ettiklerini anlatan A. Tsagareli, “İmeretliler bıyıklı, bıyıklarını ve tırnaklarını boyuyorlar”[25] şeklinde kaydetmiştir.
Abhaz-Adigelerin ve Batı Gürcistan sakinlerinin dış görünüşleri hakkında bilgi kaynağı bazı yazarlar, saç stillerinin farklılığına da dikkat çekmektedir. Abhazlar başlarının üst kısmında, Zaporojie perçemine benzer şekilde kalın saç tutamı (Abhazca “ahytsekeykeyn”) bırakıyorlar[26] (Adigelerde de başın üstünde bir tutam saç bırakma geleneği çeşitli yazarlar tarafından doğrulanmıştır)[27]. Hem yetişkinler hem de gençler, erkek adamın şerefinin ve yüksek ahlaki niteliklerinin bir işareti olarak[28], “sadece bıyık ve sakal bırakarak”[29] kafalarını kazıtırlardı[30]. Sakal ve bıyık yuvarlak şekilde kesilirdi[31].
Başlarında bir tutam saç bırakan Abhazlar ve Adigelerden farklı olarak Megreller, 17. yy. ikinci J.Chardin tarafından belirtildiği gibi tepelerini tıraş ediyordu[32]. Svanlar 19. yüzyılın ilk yarısında saçlarını daire şeklinde kesiyorlar, sakallarını tıraş ediyorlar ve çoğu bıyıklıydı[33].
İletişim etnografyasının önemli bir parçası selamlaşma ve vedalaşma kurallarıdır. N. Albov Abhazların görgü kurallarının bu unsurlarına da değinmiştir. Örneğin Abhazların selamlamalarıyla ilgili olarak şöyle belirtmiştir: “Yoldayken, kim olursanız olun, karşılaştığınız herkesten dostça bir “merhaba” (“bziala uaabeyt”) veya “iyi günler”, “iyi akşamlar” (“mşybzia”, “hulybzia”) duyarsınız. Bunu Mingrelya’da yollarda göremezsiniz”[34]. N. Albov, etnografik gözlemlerinde Abhazlarda oldukça gelişmiş olan özgüven duygusuna dikkat çekmektedir. Onları yine Batı Gürcülerle karşılaştırarak, Abhazların “Guriler kadar alıngan ve çabuk öfkelenen olmadıklarını, ancak yine de basit münakaşa, hele ki dövüşmelere tahammül edemiyorlar”. Eylemleriyle bir Abhazı küçük düşürme cesaretini gösteren herkes, kırılan kişinin kan davasıyla karşı karşıya kalacağını bilmelidir. Huysuz insanlara ülkede saygı duyulmuyor. Bir kadına, özellikle de kızlara yapılan hakaretin cezasız kaldığı bir örnek bulamazsınız diye belirtmiştir[35]. Abhaz kadınlarına gelince, onları tanımlamak için Carla Serena’nın yaptığı değerlendirme dikkat çekicidir. Ona göre Abhaz kadınları “davranışlarında komşu Megrel kadınlarına göre daha ölçülüdür”[36].
18-19.yy. Gürcü yazarlarının çalışmalarında da Abhazların davranış kurallarına ve dış görünüşlerine defalarca dikkat çekilmiştir. Bu bağlamda, Abhazları ve Megrelleri karakterize eden Vahuşti Bagrationi, Abhazların Megrellerden daha çevik ve görkemli olduğunu yazmıştır[37] (18-19.yy. aynı kaynakları, Abhazların görünüş olarak Ubıhlardan ve Batı Adigelerden neredeyse hiç farklı olmadığını göstermektedir). 19.yy. sonlarına ait kaynakta ise Abhazların görünümü ile ilgili özellikle şöyle aktarılmaktadır: “Yüz hatları (Abhazların- O.M.), diğer kabilelerden hemen ayırt edilebilecek şekilde son derece karakteristiktir… Özellikle Samurzakan’da yaşlılar çok saygın bir görünüme sahiptir. Samurzakan’ın güneydoğu kesiminde erkekler saf Mingrel tipine sahiptir, yani yüz hatları daha ince ve küçük, gözlerin ifadesi daha yumuşaktır”[38]. Megrellerin “yüz hatlarının narin, daha kadınsı” olduğunu ve “erkeksi güzelliğin bulunmadığını” kaydeden Dm. Bakradze, Abhazya (ve Samurzakan) halkını dış görünüşe göre Megrellerden ayırıyordu. “Samurzakan ve Abhazya’nın içine doğru ilerledikçe, yüzleri o kadar sertleşiyor ve erkeklerin güzelliği kadınların güzelliğini geride bırakıyordu” diye yazmıştır[39]. Aynı yazar Megrelya ile Abhazya sakinleri arasındaki davranış kültürü farklılığını da ortaya koymuştur. Şöyle belirtmiştir: “Mingreller konuşmalarında mütevazı ve yumuşaktır. Samurzakanlar ve Abhazlar özgür ve mağrurlar, herkesle çekinmeden, elleri belinde veya silaha yaslanarak konuşuyorlar”[40]. Davranışlardaki bu tür farklılıkların nedeni, Abhaz halkının psikolojisi ve yaşam tarzı üzerinde derin bir iz bırakan “dağ feodalizminin” var olmasıdır, bu da Megrelya’nın katı feodal yapısına karşı toplum üyelerine kıyaslanamaz fazla hak ve özgürlük sağlamıştır.
Abhazlar ve akraba Adigelerde sınıflar arası ilişkilerin yüksek kültürünün bir göstergesi, tüm halklar arasında selamlaşmanın en yaygın özelliklerinden biri olan, kişiye ayağa kalkarak hürmet gösterilmesi gibi istikrarlı bir kültürel geleneğin gözetilmesiydi.
Ş.D.İnal-ipa’ya göre, soylular ve prensler, statülerine dayanarak, ait olduğu sınıfına bakılmaksızın, gelen kişiyi ayakta karşılama geleneğine uygun davranma zahmetine pek girmiyordu. Bununla birlikte üst tabaka temsilcileri geleneksel örf-adetleri daha az dikkate almasına rağmen, Abhazların etnografyasında, nüfusun alt tabakalarına karşı saygılı davrandıklarına ilişkin birçok bulgu bulunmaktadır. Abhazların manevi geleneklerinin temelinde, sınıflar arası ilişkilerde dâhil olmak üzere ilgi-alakanın, şefkatin, anlayışın bir tezahürü olarak empati önemli yer almaktadır. Saha materyallerimize göre, örneğin Açandar Açba prensleri, herhangi bir işle ilgili ahouyu veya agyrua (“Megrel, yani Abhazların ev hizmetlileri)[41] evlerine geldiklerinde, ayağa kalkarak saygı göstermişlerdir[42]. Aynı etnografik verilere göre, Abhazlarda (ayrıca akraba Abaza ve Adigelerde) asilzade genç yaşlı bir adamın önünde ayakta durmalı ve onun izni olmadan oturmamalıydı. Yaşlı köle bile bu kuraldan pek istisna değildi. F. Tornau’nun tespitine göre, “asilzadenin ve her özgür Çerkes’in bir kölenin karşısında ayağa kalkma alışkanlığı olmamasına rağmen, misafirhaneye gelen aksakallı bir köleyi kendileriyle birlikte aynı masaya oturttuklarına sıkça şahit oldum”[43]. N. Dubrovin, Megrellerle ilgili benzer durumlardan bahsetmektedir: “sahibi, masasında dilenci, sakat birileriyle oturabiliyordu…”[44].
Erken orta çağ dönemi ile ilgili olarak bazı yazarlar özellikle “Abhazların komşu halklar üzerindeki manevi etkisinin”[45] güçlendiğini belirtirken, 19.yy. sonunda Abhazların yaşamını ve kültürünü anlatan diğer yazarlar Abhazların ahlak kuralları ve geleneklerini önemli ölçüde güneydoğu komşularının etkilediğini belirtmektedir. Örneğin, Abhazların geleneksel yaşamı konusunda en iyi uzmanlardan biri olan G. A. Rybinsky, Samurzakan’ın “her zaman onun (Megrelya- O.M.) etkisine maruz kaldığını”, bunun sonucunda “Samurzakan Abhazlarının artık ana dillerini konuşmadığını” belirterek şöyle aktarmıştır: “oradaki ahlak kuralları da ciddi bir değişime uğramış ve soylular ile köylüler arasındaki sınıfsal ilişkileri olumsuz etkilemiştir. Köylüler, Kodor boğazı ve Samurzakan’ın Abhaz prensleri ve soylularının, ezelden beri Mingrelya soylularının köylülerine karşı sergiledikleri kibirli muameleyi özümsemeye başlamalarından dolayı zorluklar, çok sıkıntılar yaşamıştır”[46].
Daha önce de aynı yazar haklı olarak, Megrellerin Abhazya’daki ticaretin tekelcisi olduklarını ve “Abhazları… kendi günahkâr çukuruna soğurduklarını” belirtmiştir. G. A. Rybinsky şöyle devam ediyor: “Ancak Abhazların bu soğurması onlar tarafından kibarca, yiğitçe ve hatta hoş bir şekilde gerçekleştiriliyor… Kadınların hoşuna giden iletişimde nezaket konusunda, kibarlıkları Ruslar için örnek model olabilecek Abhazlar, Megrellerle rekabet edemezler”[47]. Bazı eski sakinlerin aktardığı bilgilere göre Abhazların ahlaki değerleri üzerindeki olumsuz etkinin en çarpıcı örneklerinden biri, aynı bilgi kaynakları belirttiği üzere, Abhaz feodal beyleri tarafından Batı Gürcistan’dan benimsenen “ilk gece hakkı” olarak adlandırılan olgudur (söz konusu gelenek birçok kültürde yaygındı, Avrupa’da ise 17.- 18.yy. kadar sürmüştür). Bağımlı köylülerin gelinleriyle ilgili bu hak genel olarak bazı Abhaz egemen prensleri tarafından kullanılmıştır (ilk gece hakkı, örneğin Doğu Çerkes soyluları tarafından yaygın olarak uygulanmıştır)[48]. Materyallerimiz, bu olgunun Abhazlar arasında sözde geleneksel olduğu yönündeki iddiaların yanlış olduğunu göstermektedir. Az sayıdaki mevcut anlatımlar, yalnızca münferit durumlarda feodal beyin hakkı olarak belirtilen bu hakkın Abhazlar (ve bu aşağılayıcı olguya karşı mücadele eden Adigeler) tarafından reddedildiğini ortaya koymaktadır.
Abhazların ve Adigelerin tarihinde geleneksel ahlaki kültürü özel bir yere sahiptir. 1899 tarihli “Karadeniz Bülteni” gazetesinde şöyle belirtilmişti: ahlaki açıdan “Abhazlar komşularından çok daha üstündür. Misafirperverliği… tamamen fedakârca. İhanetin ne olduğunu bilmiyor ve Abhaz’ın sözü güvenilirdir[49], sadıktır ama özgüvenini korur. Son olarak Abhaz sarhoşluğa kapılmaz, dolayısıyla bu kötülüğün tüm sonuçlarına maruz kalmaz”[50].
Abhazların misafirperverliğine dikkat çeken G. A. Rybinsky şunları kaydetmiştir: “Abhazlar… masaya varını yokunu koyar ve ona (misafir- O. M.) bilinen nezaketiyle hizmet eder”. Aynı yazar ayrıca şöyle belirtmiştir: “Mingrel köylüsünden misafirperverlik göremezsin, görürsen bile, bu, kendisine bir fayda sağlayacağı beklentisiyle yapılan bir hesaplamadan kaynaklı olacaktır”[51]. Bu bağlamda S.P. Basaria haklı olarak “bir ulus hakkında bu tür kesin çıkarımlarda bulunmanın çok riskli olduğunu ve çoğu zaman bu tür tespitlerin yanlış” olduğunu belirtmiştir[52]. Bununla birlikte, ticaretin ve diğer iletişimin gelişmesiyle birlikte bazı halklarda misafirperverliğin temelinde belirli bir ölçüde kişisel çıkarların ortaya çıkabildiği varsayılabilir.
Abhazların misafirperverlik geleneğinin analizi için, bu kurumla ilgili antik yazarların kaydettiği bilgiler önem arz etmektedir. P.K.Uslar’a göre, klasik yazarlar Kolhislilerin misafirperverliğini, kıyılarında deniz kazalarında mağdurlara sağladıkları yardımları övmektedir… yolculara yollarına devam edebilmeleri için para da veriyorlardı… Kolhis’te yol boyunca “yolcuların bilgilendirilmesi amacıyla güzergahın yönünün, geceleme yerlerinin vb. belirtildiği taş tabelalar yerleştirilmiştir”[53].
Araştırmalara göre değerlendirilebileceği gibi, şimdiki Batı Gürcistan toprakları da dâhil olmak üzere Kolchis’te yaygın olan aile ve sosyal konuk evleri büyük olasılıkla çok eski zamanlara dayanmaktadır[54].
Günümüz Batı Gürcistan topraklarında antik çağlardan beri Abhaz-Adige alt tabakasının bulunduğu (Kartvel kabilelerinin gelişinden önce belirtilen bölgede yaşıyorlardı)[55] ve daha sonra Megreller ve diğer Batı Gürcü kabileleri tarafından asimile edilerek, Abhaz-Adigelerin antropolojik ve etnografik özelliklerinin benimsendiği dikkate alındığında, özellikle Kolchis’teki sosyal ve aile konuk evlerinin kökeni açıkça anlaşılmaktadır.
19.yy. ortalarına kadar her Kafkas evinde özel bir oda, genellikle ailenin yaşadığı evin odalarından biri misafir için ayrılmaktaydı. Ancak varlıklı mülk sahipleri misafir kabulü için, tarihi ve etnografik literatürde kunatskaya (konuk evi, misafirhane) olarak bilinen ayrı bir yapı inşa etmiştir[56]. Adigelerde de misafirler için ayrı bir ev inşa etme geleneği vardı, serfliğin kaldırılmasından önce genellikle soyluların ve prenslerin, Karadeniz Şapsugları, Natuhayları, Abadzehlerinde ise sıklıkla özgür köylülerin kunatskaya bulunmaktaydı[57]. Bununla birlikte Abhazlar gibi Adıgeler de konuk evine onur konuğunu yerleştiriyor, akrabaları ise, özellikle de kan bağı olanları, evin misafir odasında ağırlıyorlardı[58]. Abhazlar ile Adigelerin misafirperverlik geleneklerinde pek çok ortak nokta olmakla birlikte, bazı farklılıklar da bulunmaktadır. Ş.D.İnal-ipa’nın belirttiği gibi, Adigelerde misafir odasına (konuk evine) önce misafirler (B.H.Bgajnokov’a göre, konuk misafir odasına ev sahibinden sonra girmektedir), Abhazlarda ise ev sahiplerinin en büyüğü giriyor[59]; Adigelerde ev sahipleri nezaketen misafirin karşısında kendi aralarında konuşmaması gerekirken, bu kuralı Abhazlar (genellikle gençler) nispeten daha az uygulamakta; Abhazlar genellikle at sırtındaki konuğa yola çıkmadan önce içecek ikram etmezken Adigeler üzengi tası “mahsyma” sunarlar; Abhazların İslamlaştırılmış “Allah’ın misafiri” yerine Adigeler genellikle “Tanrı misafiri” derler; Abhazlar ayrıca Müslümanların “Selam aleyküm!” selamını da bilmiyorlar. Bu ve diğer Türklerden diğer alıntılar Çerkeslerde oldukça yaygındır[60].
Bazı Gürcü etnograflara göre, Abhazlardan farklı olarak Adigelerde münferit konuk evi aile varlığının zorunlu bir simgesidir[61]. Materyallerimizden anlaşıldığı üzere, Abhazların “konuk evi”, ev sahibi ve aile fertleri tarafından inşa edilen, örneğin tahıl ambarı, şarap imalathanesi ve diğer mekânlar gibi yapılardı. Dolayısıyla, elbette Adigelerin kunatskaya (konuk evi) gibi “asasaairta” dâhil olmak üzere ailenin mülkünde (aşta, amdzyrha) bulunan tüm yaşam alanları ve müştemilatlar Abhazların aile varlığının zorunlu bir parçasıydı.
Kafkasya’da konuk evinin kapıları konutun kapıları gibi asla kapanmazdı. Aksi takdirde bu, ev sahibinin misafir ağırlama istememesi olarak değerlendirilebilirdi[62]. Aynısını Abhazlarda da gözlemliyoruz: ev sahibinin misafirlerden kaçınarak evine kapandığı şüphesini uyandırmamak için Abhazların konuk evinin kapıları tüm gün (yaz, kış) açık bırakılırdı[63]. Megrellerle ilgili olarak S. Makalatia, biraz farklı bir tablo çizmektedir: ona göre, Megreller evinde misafir yok ise, evi “odayı” gün içinde kapalı tutuyorlar[64].
1920 yılında, Türkiye’de yaşayan Abhazlar için alfabenin yaratıcısı olan Prof. Mustafa Butba Türkiye’den Batı Kafkasya’ya seyahat etmiştir. Megrelya’dan Abhazya’ya yaptığı gezi notlarında, hava kararmaya başladığından nehrin Abhaz yakasına geçemeyecekleri için İngur’un sol yakasındaki Megrelya’da, “yakınlarda bulunan küçük bir Megrel köyünde” yol arkadaşı ile birlikte geceyi geçirecek yer aramak zorunda kaldıklarını belirtmektedir. M. Butba yol arkadaşına “geceyi köyde bir yerde geçiremez miyiz sorusuna, Megrellerin misafir kabul etme geleneğinin olmadığı (?) ve tek seçeneğin ücret karşılığında dükkânda konaklamak ve geceyi geçirmek olduğu” cevabını almıştır[65]. M. Butba şöyle devam ediyor: “Megrelya sınırını geçtikten sonra sıcak ve misafirperverlikle karşılandık”[66]. Ve ayrıca: “Sol yakada dükkân dışında geceyi geçirecek bir yer bulamadık, burada (Samurzakan’da. – O.M., “Megreleşmiş Abhaz köyü”) sağ yakada ise, tüm evlerin kapıları açıktı”[67].
Gezginler Megrel ailelerinde misafirperverlikle karşılaştıysa, bazı eski sakinlerin iddiasına göre bunlar, uzun yıllar Abhazya’da marangoz ve ev inşaatçısı olarak çalışan ve Abhazlardan bu geleneği benimsemiş olan Megrellerdi.
Megrellerin misafirperver olmadığına ilişkin (diğer tarihi materyallerle çelişen) olumsuz değerlendirmenin temelini, muhtemelen iki halk arasındaki ilişkilerin zorlu tarihi, etnik önyargıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan bazı tarihi olaylar (örneğin, muhacirlik döneminde Abhaz topraklarının Megreller tarafından iskân edilmesi) oluşturmaktadır.
Bununla birlikte, Megrelya’da köylülerinin misafir ağırlayamamasının nedeni, Gürcistan’ın hiçbir yerinde Megrelya’daki kadar hissedilmeyen zor yaşam koşulları, aşırı yoksulluk[68], topraksızlık, feodal sömürüsüydü[69].
Ayrıca Megrelya’nın aksine Batı Gürcistan’ın diğer bölgelerinde misafirperverlik geleneği daha iyi sürdürülmüş olsa da 19.yy. malzemelerinden anlaşılacağı üzere bu, Abhaz geleneğiyle pek karşılaştırılamaz. N. Dubrovin’e göre bir Gurili “örneğin bir Abhaz veya Çerkes kadar misafirperver değildir”[70].
Geçmişte Abhazlar misafir ağırlarken kadınların bulunmasına izin verilmezdi. Ancak özellikle Sovyet ve post Sovyet dönemlerde komşu halkların geleneklerinin de etkisiyle Abhazlar da bu geleneklere bağlı kalmaya başladılar. 20.yy. başında A. A. Miller şöyle kaydetmiştir: “Abhazlar kamu işlerinde ve onur meselelerinde geleneklere sıkı sıkıya bağlıyken, diğer konularda Mingrellerden ve Ruslardan her türlü yeniliği memnuniyetle benimsiyorlar. Misafir kabulü sırasında daha önce hiçbir şekilde izin verilmeyen kadınlar da bulunuyorlar”[71].
Misafir karşılarken kadınlar, sanki rahatsızlıklarını sihirli bir şekilde kendilerine aktarıyormuş gibi ellerini gelen kişinin başının etrafında üç kez dolaştırma ritüelini gerçekleştirir[72], hafifçe dokunarak omzundan öperdi (günümüzde özellikle Abjuylarda el sıkışmak alışkanlık haline gelmiştir). Bu ritüel Megrellerde de mevcuttur. Geçmişte Adigeler gibi Abhazlarda öpme (günümüzde Adigelerin aksine Abhazlar arasında yaygınlaşmıştır)[73], son zamanlarda alışkanlığa dönüşmeye başlayan karşılamada başlığı çıkartma ve el sıkışma gibi popüler gelenekler bulunmamaktaydı. Gerçi, atından inen misafiri, özellikle saygın ve ünlü ise, Adigeler genellikle kucaklıyorlar, Karadeniz Adigeleri ise ayrıca elinden ve alnından öperlerdi[74].
Abhaz kadınlar sofrayı kurarken “Özel bir şey yok ama lütfen olanı kabul edin” derlerdi, Megreller de aynı şeyi söylüyordu. Buna karşılık Megrel ailesinin misafiri şöyle cevap veriyor: “Maçhoma”, yani “her şeyden bolca var!” Bu kelimenin, Abhaz misafirin ev sahibine söylediği benzer bir Abhazca “maç ykouma?” (“sofradaki yemek az mı ki?”) ibaresinden türetilmesi muhtemeldir.
A. Pershits ve Y. Smirnova’nın aktardığı etnografik kaynaklara göre, Kuzey Kafkasya’da kadınlar erkeklerin ziyafet çektiği masaya katılmazdı. Sadece misafir odasında ziyafet çekenlere hizmet edebiliyordu[75]. “Ancak Abhazlarda, ayrıca dağlı Gürcüler ve diğerlerinde, evin hanımı bazen, şereflerine kadeh kaldırmak için misafirlerin yanına geliyor ve hemen geri gidiyorlar”[76]. Ancak yazılı kaynaklar, Abhazlarda evin en büyük hanımının sadece kadeh kaldırıp gitmediğini, misafirlerle birlikte aynı masada oturduğunu belirtmektedir. Örneğin, 1925’te Bzyb Abhazların yaşamını gözlemleyen bir görgü tanığının aktardıkları: “…Bazen gürültülü, biraz sarhoş olmuş bir masaya Amatsurty’dan yaşlı ev sahibesi kibarca yanaşır. Hemen sağlığına kadeh kaldırılır, vakarla karşılık verir, bir kadeh votka içer ve masaya oturuyor, hiçbir şey yemeden ortak sohbete katılır”[77]. Tüm bunlar fazla değişime uğramadan günümüzde de gözlemlenmektedir. Megrellerde evin yaşlı kadını tanıdık konuklarla birlikte sofrada oturmasının yanı sıra yemeğe de katılabiliyordu.
2000’li yıllarda Moskova Açık Öğretim Enstitüsü araştırma görevlisi A.A.Shevtova tarafından kaydedilen saha materyallerine göre, “Kahetili ev sahibi konuğun her isteğine saygı duyuyor ve tahmin edebiliyor, elbette ki sofradaki her yemeği ve içeceği takdir ederseniz mutlu olacaktır, ancak kimse Batı Gürcistan’daki gibi kimse sizi “zorlamayacaktır”. Buradan, Doğu Gürcülere nazaran Batı Gürcistan’daki ve saha materyallerimize göre özellikle Batı Gürcistan’ın Abhazya’ya komşu kuzeybatı bölgelerinde misafirperverliğin daha cömert ve bol olduğu sonucuna varabiliriz. Bununla birlikte, zengin sofra Megrel evine özellikle Abhazların misafir olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Örneğin, sofrası yiyecek bolluğu ve çeşitliliğiyle dolup taşan Megrel ailesini ziyaret eden bir komşu ya da akraba, hayranlıkla şöyle diyorlardı: “Ne güzel bir sofra! Abhaz misafirlerinizi mi bekliyorsunuz?”[78].
Misafirperverlik-asasstva geleneğine göre, Abhazya’da bir feodal bey dilediği anda ziyaret edebildiği köylüsü efendiye gerektiği gibi ikramda bulunmak zorundaydı, dolayısıyla bazen “bir yılın emeği bir günde yok olabiliyordu”[79]. Kaynağa göre, birçok topluluk tarafından himayesi kabul edilen ahymahşyu, yani hami “kışın ailesiyle birlikte iki veya üç haftalığına bir köyden diğerine geçerek ve orada geçinme hakkına sahipti..”[80].
Bu tür misafirperverlik Megrelya’da da yaygındı. Köylüler, diledikleri anda kendilerini ziyaret eden toprak sahiplerine aileleri ve maiyetleriyle birlikte ağırlamak zorundaydılar. Özellikle Aşağı Megrelya’da serfler için “oçkomuri”, yani “besleme” adı verilen yükümlülük vardı; buna göre, toprak sahibi yılda bir veya iki kez, kendisine ikramda bulunması gereken mebegraya gelirdi[81].
Megrelya’daki bu “besleme” biçiminin Abhazlardan farklı olması, Batı Gürcistan’da serfliğin bulunmasına bağlıydı, dolayısıyla buradaki “besleme” geleneği daha belirgin bir sömürücü özelliğe sahipti. Gerçi, Abhazya’nın Megrelya’ya komşu güneydoğu kesiminde (Samyrzakan ve Abjua) Megrelya’nın etkisiyle feodal ilişkiler, topluluk-kabile bağlarının daha belirgin bir şekilde korunduğu batı ve dağlık Abhazya’ya göre daha fazla gelişmiştir[82].
Megrellerin ve diğer Batı Gürcü temsilcilerinin çok sayıda Abhazya’ya göç etmeleri büyük ölçüde geleneksel misafirperverlik kurumu olan “asasstva”ya dayanıyordu. Bu durumu ayrıca Abhaz feodal beylerinin gücünü ve önemini belirleyen özelliklerden biri olarak “asaslara” himaye sağlanması da etkilemiştir.
Bu bağlamda Lamberti’nin Megrel nüfusunun önemli göç hareketliliğini defalarca vurguladığı hatırlanmalıdır. Bununla birlikte Megrellerin göç etme isteklerini coğrafi koşullarla açıklamaktadır. Örneğin, yazısının bir yerinde şöyle belirtmektedir: “Megreller farklı yerlerin tadını çıkarmak için sürekli bir yerden diğerine taşınıyorlar”[83]. Bir diğer yerinde Lamberti şöyle kaydetmiş: “Mingrel’in tüm yaşamı sürekli bir göçebeliktir”[84].
Fakat Megrellerin sık taşınmaları sadece farklı yerlerin tadını çıkarma arzusuyla açıklanabilir mi? Genel olarak, bölgenin doğa koşulları şüphesiz ekonomik faaliyetlerinin, kültürlerinin, yaşamlarının ve ruhlarının bazı genel özelliklerine yansıyarak insanların hayatını etkiler. Ancak insanların yaşam tarzı ve zihniyeti özellikle sosyal ve politik faktörlerden etkilenir. Prof. Ş. D. İnal-ipa haklı olarak belirttiği gibi, “elbette ki, Megrelleri sıkça bir yerden diğerine taşınmaya ve hatta ülkesini terk etmeye zorlayan daha derin sosyo-ekonomik ve politik nedenler mevcuttu. Bu nedenler, öncelikle feodal sistemle, kanunsuzlukla, insanların gözleri kapalı kaçarak kurtulmaya çalıştıkları insan onurunun aşağılanmasıyla ilişkiliydi”[85]. Megrelya’da kölelikten pek farklı olmayan son derece acımasız feodal-serflik sistemi, bölgesel kimliğin gelişmesini engellemiş, dolayısıyla tarihte, Abhazlar ve Adigelerde olduğu gibi (Abhazlarda örneğin Pshular, Gumlar, Abjuylar, Daller, Tsabaldalılar vb., Adigelerde-Abadzehler, Beslenevler, Bjeduglar, Temirgoevler, Şapsugler, Kabardelyler vb.) orada etnografik grupların varlığı bilinmemektedir. Diğer bir deyişle, Megrelya’daki daha sert feodal ilişkiler, toplumun belirgin etnografik gruplara bölünmesini önlemiş, bu da egemen gücün daha fazla merkezileşmesine yol açmıştır. Abhazya’da ise, sosyal ilişkiler demokratikti, yani demokrasi ve feodal beyler ile köylüler arasında “iyi ilişkiler” mevcuttu[86], bu da merkezi otoritenin güçlenmesini engellemiştir (öte yandan, Abhazya’da tam anlamıyla serfliğin bulunmaması, toplumun demokratik yapısı, halkın özgürlük seven ruhunu oluşturarak bilinçlenmesine yansımış, bu sayede 1992-1993 Gürcü-Abhaz savaşında kazanılan zafer sonucunda Sovyet döneminde kaybedilen Abhaz Devletinin yeniden canlanması sağlanmıştır).
Sosyal yapının yukarıdaki özellikleri göz önünde bulundurularak, misafirperverlik geleneği çerçevesinde Megrellerin doğuda herhangi bir yere, Gürcü topraklarının içlerine doğru değil, özellikle özgün sosyo-ekonomik ve politik yapıya sahip, serfliğin oldukça yumuşak biçimde var olduğu ülke olarak Abhazya’ya[87] göç etmesi özelliği gözlemlenmektedir.
Megrel göçmenlerin sayısını durdurma veya en azından azaltma yönündeki yönetimin çabaları sonuç vermemiş ve Megrellerin akını (özellikle 1860-1880’de) her yıl katlanarak artmıştır[88]. Megrel nüfusunun kitlesel olarak Abhazya’ya göçünün demografik ve etnokültürel sonuçları[89] çok büyüktü, çünkü yerel ve yabancı unsurların iç içe geçmesinin yanı sıra Abhazların ciddi asimilasyon süreçlerine de yol açmıştır. Böylece, tarihi ve etnografik materyallere dayanarak Abhazya’nın 19. yüzyılda sosyal açıdan, en fazla Megrelya sınırındaki bölgelerde olmak üzere feodal ilişkileri (çeşitli bölgelerinde farklı hızlarla) gelişen bir ülke olduğu sonucuna varabiliriz. Tarihsel gelişimin ilk dönemlerinden miras kalan ataerkil ilişkiler, davranışsal özellikler üzerinde özgün iz bırakmış ve Abhazların geleneksel davranış kültürünün normlarını oluşturmuştur. Aynı şey, Sovyet döneminin ilk yıllarına kadar ve daha fazla varlığını sürdüren kan davası, misafirperverlik, karşılıklı yardımlaşma vb. gibi kurum ve gelenekleri için de söylenebilir. Abhazların etnografik açıdan ve diğer halkların davranış kültürü ile karşılaştırılarak irdelenen etnik normları, etnik kökene özgü özelliklerini ortaya çıkarmayı, geleneksel kültürün özelliklerini daha derinden incelemeyi, ahlaki ve etik değerleri ve ilişkiler sistemini anlamayı sağlamaktadır. 19-20.yy ilk yarısındaki yazarların yayınlarından, ayrıca bu satırların yazarının kişisel gözlemleri dâhil olmak üzere etnografik saha materyallerinden elde edilen Abhazlar ile diğer etnik grupların görgü kurallarının karşılaştırmalı açıklaması, Abhazların davranış normlarının farklılıkları ve özelliklerini en açık şekilde ortaya koymaktadır. Abhazların görgü kuralları, sosyal yapının, sosyal yaşamın ve toplumda hâkim olan ilişkilerin özellikleri ile örtüşmektedir. Bunlar da değişime uğramıştır, zira güneydoğu komşularıyla sıkı temas halinde olmaları, daha sonra yabancı bir etnik çevrede bulunmaları ve üzerlerinde hissettikleri Megrellerin ciddi etkileri sonucunda Abhazlar onların birçok kültürel gelenekleri ve yaşam tarzını benimsemiştir. Bu, özellikle ülkenin doğu kesimindeki Abhazların davranış ve görgü kurallarına belirli bir şekilde yansımıştır. Ancak yabancı bir etnik ortamda yok olmama arzusu, Abhazların dini ve diğer normları dâhil olmak üzere çoğu gelenek ve örf-adedin korunmasını sağlamıştır. Geleneksel Abhaz toplumunda Kartvel toplumundan farklı olarak “yatay” olarak tanımlanabilecek bir toplumsal kurum biçimi korunmuştur. Bu spesifik sosyal kurumun temellerinin asırlar boyunca sağlamlığı, yalnızca idari-hiyerarşik değil, özünde sosyo-kültürel ve hukuken istikrarlı yapı ve mekanizmaların varlığıyla korunmuştur.
[1] Gulia D.İ. Eserleri. Altıncı cilt. Sohum, 1986. S.137
[2] Abaev V.İ. Oset dili ve folklor. I.-M.-L., 1949. S.318
[3] Bkz.: Amiçba G.A. Abhazların tarihi antroponomisi (kişi adları). Sohum, 2010. S.131
[4] Markov Evg. Kafkasya denemeleri. St. P., M., 1887. S.360-361
[5] Leonid A. Abhazya ve Abhaz misyoner okulu lehine Abhaz deniz kıyısı haritasıyla birlikte Hıristiyan antik eserleri. M., 1887. S.92
[6] Kudryavtsev K. Abhazya tarihi üzerine materyaller kitabı. – Sohum. 1922. S. 124. Gürcistan’ın aristokrat çevrelerinde modayı ve görgü kurallarını belirleyenlerden biri örneğin, toplum adamı ve şair, Abhazya’nın son hükümdarı Ahmıtbey’in (Mikhail) oğlu Georgiy Çaçba’dır. Ressam Ziçi’nin, Ş.Rustaveli’nin Kaplan Postundaki Şövalye” şiirindeki Tariel’in Georgy Çaçba’dan resmedildiği kabul edilmektedir. (Alıntı: R.Aguajba. “Gerçek bir erkekte çocuk gizli)” // Uluslararası Abhaz-Abaza Kongresi ve Abhazya Cumhuriyeti Vatana Geri Dönüş Devlet Komitesi’nin sosyal, edebiyat ve sanat, popüler bilim dergisi. 1(18), 10.04.15. S. 57).
[7] Dzidzarya G. A. Devrim öncesi Abhaz aydınlarının oluşumu. – Sohum. 1979. S. 16. Ş.D. İnal-ipa tarafından kaydedilen Abhaz efsanelerinden birine göre Apsha (Abhazya Kralı) yeğenlerini evinde büyütmüş ve onları Gürcistan’a gönderirken (kızlarından biri Gürcü ile evliydi) onlara “Abhaz kıyafetleriyle” giydirmiş. Orada bu kıyafetler o kadar beğenilmiş ki, o zamandan beri Gürcüler de giymeye başlamıştır (İnal-ipa Ş. D. Eserleri. Sohum, 1988. B. 314- 316).
[8] Chesnov Y.V. Geleneksel Abhaz davranışında ahlaki değerler // Etnografya Enstitüsü saha çalışmaları. 1980- 1981. – M., 1984. S. 107.
[9] Osmanlı Türklerinin Abhaz, daha geniş anlamda Kafkas kültürü unsurlarını benimsemesi ilgili olarak Murat Yagan şöyle belirtmiştir: “Türkler genel olarak Kafkasyalılardan farklı gelenekler ve hatta giyim tarzı dâhil olmak üzere pek çok şeyi benimsediler” (Murat Yagan “Kafkas dağının ötesinden geldim”. Krasnodar. 2002. S. 282). Abhaz kültürünün Türk soyluları üzerindeki etkisi hakkında ayrıca bkz.: Maan O.V. Abhazların sosyal ilişkilerinde Apsuara (18.- 19. yüzyılın ilk yarısı).
[10] Bgajba H.S. Çalışmalar ve araştırmalar. Sohum, 1974. S.23
[11] Dumaa A.N. Özgürlüğe giden yol. Sohum, 2013. S.24-25 (Abhazca)
[12] Tarba B.G. Abhaz etnopedagojisinde ahlaki eğitim sorunları // ADÜ Eserleri. C.VI. Sohum, 1988. S.212
[13] Megrelidze İ.V. Güney Kafkas dillerinde ve folklorunda kadın soyadları // Akademisyen N.Y.Marr anısına. M.-L., 1938. S.186
[14] Vahanya O.V. Abhaz halk oyunları. Sohum, 1959. S.32; Bgajba H.S. Çalışmalar ve araştırmalar. S.23. Bu arada, Megrel dilinde atı hareketlendirme “açu then” ünleminin de Abhazcadan aktarıldığı kabul edilmektedir. “açy”- at: Megrelce “tshen” de “at”.
[15] Vahanya O.V. Abhazya’da beden eğitimi ve spor. Sohum, 1958. S.19-20
[16] “Dünya Halkları”. 12.kitap. Leningrad, 1928. S.664
[17] Albov N.N. Abhazya’da etnografik gözlemler // “Yaşayan geçmiş”. Baskı III. St. P, 1893. S.313
[18] Albov N.N. Abhazya’da etnografik gözlemler // “Yaşayan geçmiş”. Baskı III. St. P, 1893. S.313
[19] Albov N.N. Abhazya’da etnografik gözlemler… S.307. “Abhazya ve Yeni Afon Manastırı. M., 1898. S.29
[20] Serena K. Abhazya gezisi. Taslak yazarı ve editörü, önsöz ve yorumlar: Denis Çaçalia- M. 1999. S. 49. Yukarıda Abhazların komşu halklar arasında kültür yayıcıları olduğu belirtilmişti. Bu bağlamda örneğin, Kuzey-Batı Kafkasya halkının, Abhazca “akapkap” olan ve tabanı dut ağacından yapılmış ayakkabısı, daha doğrusu deyim yerindeyse tokmak (kolotuşka) ile ilgili materyaller dikkat çekicidir. G.F. Çursin’e göre bu tür tahta pabuçları Kabardey, Çerkes ve Karaçay kadınları da giyiyordu (Alıntı: Adjindjal İ.A. Abhazya etnografisi. Sohum, 1969. S. 372). “Kakabi” adı verilen bu tür ayakkabı Megrel kadınları tarafından da giyilirdi (İ. Kipşidze. Okuma kitabı ve sözlükle birlikte Megrel (İver) dilinin grameri. – St. Petersburg. 1914. S. 354). İ. Kipşidze’ye göre “kakabi”, tahta tabanlı, yüksek topuklu, önü deri ayakkabıdır (age.). Burada, ses yansıması nedeniyle Abhazlar ve Megreller arasında her iki tanımın aynı anda bir ortaya çıkmış olması muhtemeldir. Gerçi, benzer ayakkabıların Araplar arasında yaygın olduğu ve Türkler aracılığıyla Kuzey-Batı Kafkasya’da girerek, buradan da komşu halkların elitleri tabakaları arasında yaygınlaştığını belirtilmelidir (Uarziati V.S. Oset kültürü: Kafkasya halklarıyla ilişkileri. Ordjonikidze. 1990. S. 23). Bununla birlikte, örneğin Evliya Çelebi’nin aktardığı gibi, Abhazların Türklerle yakın ticari ve ekonomik ilişkileri bilinmektedir. Onun bilgilerine göre, “Abaza ülkesindeki” kabilelerden birinin limanına yılda bir kez her taraftan gemiler giriyor ve… askeri teçhizat, kaba ayakkabılar, kumaş kenarları, gömlek kumaşları ve astar, ocak için demir aletler, kazan, kazanları ocağın üzerine asmak için demir zincirler, tuz, sabun ve daha fazlasını getiriyorlar” (a.g.e.). Bu ayakkabı türünün Kuzey Kafkasya’ya Türkler tarafından getirildiğini hatırlarsak, bu kadın ayakkabısının komşu halklar arasında ilk yaygınlaştıranların Abhazlar (Abazalar) olduğu söylenebilir (a.g.e.).
[21] Peysonel M. 1750-1762 yıllarında Karadeniz’in Çerkez-Abhaz kıyısındaki ticaretin incelemesi. Krasnodar, 1927. S.24
[22] Malia E.M., Akaba L.H. Abhazların giyimi ve evleri. Tiflis, 1982. S.48-49
[23] Lamberti Ark. Artık Mingrelya olarak adlandırılan Kolhida’nın tanımlaması // SMOMPK (Kafkasya Yerleri ve Kabilelerinin Tanımlanması için Materyaller Kitabı). Baskı 43. Tiflis, 1913. S.45
[24] Albov N.N. Abhazya’da etnografik gözlemler // Abhazya’ya büyülenmiş. Nikolay Albov’un hayatı ve seyahatleri. Sohum, 2016. S.112
[25] Tsagareli A. 16-18. yüzyıllarda Rusya ile Kafkasya’nın ilişkileri. St. P., 1981. C.1. S.71, 72, 194
[26] Kafkas halkları. Etnografik denemeler. M., 1962. S.396-397
[27] Lavrov L.İ. Erken orta çağda Adigeler // Kabardey tarihi üzerine makaleler kitabı. Baskı I. Nalçik, 1955, S.50, 53
[28] Sakal tıraş etmek bir erkek için yakışıksız kabul ediliyordu. “Kafanı tıraş edeyesin!” ‘Uhy usaait!”, “Bhy bstaait!”) şeklinde genellikle kadınlardan duyulan lanet sözleri bununla ilişkili olsa gerek.
[29] Abhazya ve Yeni Afon Manastırı. Derleyen İ.N. 1898. S.28
[30] 1848’de Megrel prensi Dadiani’nin sarayında düzenlenen Paskalya kutlamalarına katılan M. Brosset şöyle kaydetmiştir: “Zugdidi’deki kilisede toplanan insan kalabalığında, kazıtılmış kafaları ve beyaz başlıklarından kolayca tanınabilecek Hıristiyan Abhazlar da bulunuyordu” (Buaçidze G. Marie Brosset. Hayatından sayfalar. Tiflis, 1983. S. 317-318).
[31] Bkz. Malia E.M., Akaba L.H. Abhazların giyimi ve evleri… S.48. Abhazlar bıyık ve sakalı 20.yy. başından itibaren kesmeye başlamıştır.
[32] Chardin’in 1672-1673’de Transkafkasya’ya gezisi. Tiflis, 1902. S.32
[33] Bkz. Volkova N. G., Djavahişvili G. N. 19.- 20. yüzyıllarda Gürcistan’ın sosyal kültürü: gelenekler ve yenilikler. – M., 1982. S. 61.
[34] Albov N. Abhazya’da etnografik gözlemler…S. 313. Elbette N. Albov, Megrelya ve Abhazya’nın yerel halkından şahsen gördüklerini ve duyduklarını kaydetmiştir, dolayısıyla onun bilgilerini güvenilir kabul edebiliriz. Gerçi, bazı durumlarda N. Albov pek objektif olamamış ve verileri itirazlara neden olabilmektedir. Örneğin, “Abhazya’nın orman zenginliğinden ancak ülkede iyi yolların inşa edilmesiyle ve daha yoğun olarak iskân edilmesiyle ve üstelik şimdikinden daha kültürlü bir nüfusa sahip olmasıyla yararlanma olanağı ortaya çıkacaktır” tespitinde bulunmuştur (bkz.: Albov N.M. Abhazya’dan // Albov N.M. Abhazya Ormanları (“Güney Rusya İmparatorluk Tarım Derneği’nin Notları”. Odessa. 1892. S. 6). Ancak buradaki mesele, Abhazların kültür noksanlığı değildi, aksine, asırlardır süregelen gelenekle geliştirilen bir dizi etik ve çevre koruma normlarına bağlı kalarak, topraklarına ve orman kaynaklarına, içinde yaşadıkları doğal çevre olarak özenle davranmalarıdır.
[35] Albov N. Abhazya’da etnografik gözlemler. M., 1999. S. 313
[36] Serena K. Abhazya gezisi…S. 49- 50. Kaynaklarda Abhaz ve Megrel kadınlarının aile ve sosyal konumlarına ilişkin ilginç bilgiler yer almaktadır. Örneğin Z. Richter bu konuda Megrel kadınlarının “köleleştirildiğini, ezildiğini, erkekler için çalıştığını, hiçbir hakkının bulunmadığını” belirtmiştir. Abhaz kadınları tamamen farklı bir konumdadır. Ezelden beri kamu görevlerinde bulunmuşlar, hatta savaşlara katılmışlar, toplantılarda, yarışlarda, misafirlikte, yani erkeklerin olduğu her yerdeler. Siyasi açıdan gelişmişler, çok konuşkanlar, neşeliler” (Bkz.: Z. Richter. Güneşli Abhazya ve Hevsureti’de. Moskova- Leningrad. 1930). Bu değerlendirmeye katılırken, adil olmak adına Abhaz kadınlarının toplumlararası yönetim konularının tartışıldığı halka toplantılarına, köy veya kasaba meclislerine veya mahkeme oturumlarına hiçbir zaman katılmadıkları belirtilmelidir. Kızlar ve yaşlı kadınlar mahkemeye ancak boşanma davaları, evlilik teminatlarını ret davalarının veya kadınların karıştığı kan davaları görüldüğünde katılabilir, ancak pasif katılımcı olarak oy hakkına sahip değildi (bkz.: Smirnova Y. S. Abhaz kadınının aile hayatı ve sosyal konumu (19- 20.yy.) // KES. I.- M., 1955. S. 146). Elimizde mevcut diğer bazı bilgilere göre kan davasıyla ilgili duruşmalarda iki kadın oyu bir erkek oyuna eşit kabul edilmektedir.
[37] Prens Vahuşti. Gürcistan coğrafyası. Giriş, çeviri ve açıklamalar M.G.Djanaşvili. Tiflis. 1904. S. 234. Abhazların fiziksel görünüşü ile ilgili olarak doktor İ. Pantyukhov’un Samurzakan’da “gözleri açık renkli soylular ve prensler uzun boylarıyla fark yaratmaktadır…” şeklindeki bilgisi dikkat çekicidir (Pantyukhov İ. İ. Samurzakanlar // “Kafkasya” gazetesi № 77 1892). A.N. Vvedensky’nin yazdığı gibi, Mingrelia’nın tavadları ve aznavurları ile aynı boyarı taşıyan prensler ve soylular (tavadlar ve jinoskua, yani soylular) Samurzakan’da yoktur” (A. [Vvedensky A.N.]. Abhazlar. (Azega). Bay Dubrovin’in “Kafkasya ve orada yaşayan halk üzerine” makalesi hakkında // SSKG (Kafkasya dağlılarına ilişkin bilgiler kitabı). Baskı V. Tiflis, 1871. S. 15).
[38] Abhazya ve Yeni Afon Manastırı… S.28, 29.
[39] Bakradze Dm. Mingrelya, Samurzakan ve Abhazya denemeleri // “Kafkas” gazetesi. 1860
[40] A.g.e.
[41] Kaynaklara göre, bunlar “soygun, satın alınarak elde edilen veya savaşta esir alınan yabancı köleler”
[42] Maan O.V. Abhazların sosyal ilişkilerinde Apsuara (18-19.yy. ilk yarısı) …S.58-59
[43] Tornau F.F. Kafkas subayının hatıraları…S.44
[44] Dubrovin N. Rusların Kafkasya’daki savaşı ve hâkimiyeti tarihi… S.258
[45] Leonid A. Abhazya ve Hıristiyan antik… S.92
[46] Rybinsky G.A. Abhaz mektupları // “Kafkas” gazetesi. 1895 № 186
[47] G.Rybinsky, yabancıların onların (Megreller- O.M.) hinliğinden çekindiğini ve onlardan mümkün mertebe uzak durduklarını belirtmiştir. İşçiye ve köylüye bile bu ahlaki yozlaşma bulaşmış… Bu… yozlaşma sayesinde Guria’da bir deyim ortaya çıkmıştır: “Mingrel gibi davrandın!” (Rybinsky G. A. Abhaz mektupları // “Kafkas” gazetesi. 1893, № 186). Megrellere ilişkin böyle bir değerlendirme, özellikle Abhazya’da “ticaret ve ulaşımda büyük faaliyetler” yürütürken (N. Y. Marr), yasadışı yollarla zenginleşmeyi pek umursamamalarına bağlıydı. G. A. Rybinsky’ye göre Megrellerin “her türlü entrika için uyanık ve yaratıcı zekâsı”, “kereste tüccarı Sibiryakov’un işini baltalamış, bazı Fransız ve Belçikalı orman işletme şirketinin iflasının dolaylı bir nedeni olmuştud” …” (Rybinsky G. A. Abhaz mektupları. VII // “Kafkas” gazetesi. 1893. № 186).
[48] Meretukov M.A. Adıge halklarında aile ve evlilik. Maykop, 1987. S.214-215
[49] Abhazların güneydoğu komşularının bu husustaki zıt özellikleri için bkz. örneğin: Dubrovin N. Rusların Kafkasya’daki savaşı ve hâkimiyeti tarihi…S. 211.
[50] Kafkas kıyısı // “Karadeniz Bülteni” gazetesi. 1899. № 245
[51] Rybinsky G.A. Sohum bölgesi. Tarımsal ve sosyal açıdan Abhaza. Tiflis, 1894. S.13
[52] Basaria S.P. Coğrafi, etnografik ve ekonomik açıdan Abhazya. Sohum-kale, 1923. S.81
[53] Uslar P.K. Kolhisler hakkında // İKOİRGO. C.XIV. Baskı 2. Apsnyteka
[54] Ayrıntılı bilgi için bkz.: Çikovani T. A. Kolchis bölgesinde konuk evleri inşa etme geleneği // Matsne №1. 1972. S. 141 (Gürcüce).
[55] Bkz.: İnal-ipa Ş.D. Eserleri. 11 cilt. Abhazların entokültürel tarihinin sorunları. Cilt III. Sohum, 2011. S.581
[56] Ançabadze Y.D. “Muhteşem misafirperverlik geleneği…” // SE.4.1985. S.111
[57] Bgajnokov B. H. Adıge (Çerkes) halklarının geleneksel kültüründe onur konuğunun kabulü // Etnik davranış kalıpları. – Leningrad. 1985. S. 180.
[58] A.g.e. S.179
[59] Abhazlarda misafir evin eşiğini sağ ayağıyla geçmelidir, eşiği sol ayağıyla geçmiş ise, aileye talihsizlik getirdiğine inanılıyordu.
[60] Ayrıca Adigelerden farklı olarak Abhazlarda görgü kuralları gereği göre sofradan kalkan kişinin masaya geri dönmesi kabul edilemez.
[61] Bahia-Okruaşvili S.E. Abhazların devrimden önceki aile yaşamının temel özellikleri // KES. C.VII. Tiflis, 1988. S. 93.
[62] Ançabadze Y.D. “Muhteşem misafirperverlik geleneği…” … S.111
[63] Çursin G.F. Abhazya etnografyasına ilişkin materyaller. Sohum, 1957. S. 21; İnal-İpa Ş.D. Abhazya. Sohum, 1965. S. 423. Günümüzde de soğuk ya da herhangi bir durum olmadığı sürece, ev sahipleri yemek yerken gelen kişinin istenmeyen misafir olduğu izlenimi oluşmaması için Abhaz aileler yemek sırasında evlerinin kapılarını açık bırakıyorlar.
[64] Makalatya S. Megrelya’nın tarihi ve etnografisi. Tiflis, 1941. S.251 (Gürcüce)
[65] Butba M. Kafkasya hatıraları. Ankara, 1990 // Abhazya – belgeler ve materyaller (1917-1921). Sohum, 2009. S.318
[66] A.g.e. S.319
[67] A.g.e. S.320
[68] “Rus İmparatorluğu’nun Coğrafyası” ders kitabında (6.baskı, St. P., 1892. Ek C.18)” Megrellerin “aşırı yoksulluğunun” nedeni, Gürcülerden farklı olarak güya “Mingrellerin temel özelliği olan” tembellikleri ile açıklanmıştır.
[69] BSE. M., 1938. S.569
[70] A.g.e. S.223
[71] Muller A.A. 1907’deki Abhazya gezisinden // Rusya etnografyası ile ilgili materyaller. C.I. St.P. 1910. S.125
[72] Konuyla ilgili ayrıca bkz.: Ardzinba V.G. Eski Anadolu’nun mitleri ve ritüelleri // Ardzinba V.G. Eserleri. Cilt I. Antik Anadolu: tarihi ve kültürü. Moskova-Sohum, 2015. S.85-86
[73] Gürcistan’da genellikle geleneğe göre karşılaşmada herkes birbirini yanaktan öpüyor.
[74] Bkz.: Bgajnokov B. H. Adige (Çerkes) halklarının geleneksel kültüründe onur konuğunun kabulü // Etnik davranış kalıpları. – Leningrad. 1985. S. 181.
[75] nacionalsoglasie.kmormp.gov.spb.ru/…
[76] nacionalsoglasie.kmormp.gov.spb.ru/…
[77] Shilling E.M. Gudaut Abhazya’da // Etnografya. 1925 №1-2
[78] Maan O.V. 2013 yılında Abhazya BA ABAE etnografik gezi günlüğü. Günlük 1, s.6 (kişisel arşiv).
[79] Dzidzarya G.A. Eserleri. C.I. Sohum, 1988. S.390
[80] A.g.e.
[81] Dzidzarya G.A. Eserleri. C.I… S.391
[82] Bkz.: Kafkasya halkları. Etnografik denemeler… S.400
[83] Lamberti Ark. Artık Mingrelya olarak adlandırılan Kolhis’in tanımı… S.219
[84] A.g.e. S.114
[85] İnal-ipa Ş.D. Tarihi gerçekliğin basamakları. Sohum, 1992. S.58
[86] “Kafkas” gazetesi. 1877. № 122. Bu durum, örneğin Abhazların geleneksel yaşamından aşağıdaki bulgularla kanıtlanabilir. Kyndyk köyünün 85 yaşındaki sakini Mamii Kiut’un anlattığına göre, Mykusk alanında Abjuyların halk toplantıları sırasında halk tarafından tanınan köylü konuşmacılar ve yargıçlar Hapara, Mamsyr ve Osman Kiut geldiğinde, orada hazır bulunan üst sınıfın temsilcileri ayağa kalkarak, onların atların üzerinden inmelerine yardıma koşmuştur (Yazarın saha materyali. 2015).
[87] Bkz.: İnal-ipa Ş.D. Tarihi gerçekliğin basamakları… S.140
[88] Solovieva L.T. Samurzakano’nun etnik gelişiminde göç süreçlerinin rolü // Milli kültürlerin gelişiminde etniklerarası temaslar. M., 1985. S.103
[89] Çok sayıda Megrel’in Abhazya’ya göç etmesi, Abhaz-Mingrel karma evliliklerinin sayısının artmasına da sebep olmuş (özellikle, egemen Çaçba-Şervaşidze soyunun Abhaz prensleri, genellikle siyasi ve sınıfsal nedenlerden ötürü yalnızca egemen Dadiani soyundan olan Megrel kadınlarla evlenmiştir), bunun sonucunda, her Megrel prensesi kocasına taşınırken, Abhazya’da daimî ikamet için belirli sayıda serfini (bazen neredeyse tüm köyü) ve diğer yakınlarını çeyiz olarak getirmiştir.
İlginizi Çekebilir: Abhazların Otoktonik Etnogenez Teorisini Destekleyen Yeni Veriler
