davur soner (Даур Сонэр) isimli facebook hesabının uzun bir süredir Abhaz-Abazaların tarihi, dilleri ve kültürlerine yönelik yanıltıcı ve yalan yazılar yazdığını takip etmekteyiz.
Yaklaşık 1 haftadır “ABAZA- Bilgi-Belge Paylaşım” sayfası ile “YALAN ÜZERİNE KURULU TARİH 1, 2, 3, 4, 5” yazılarımızla davur soner’in yalan yazılarına cevap veriyoruz.
Bizi takip eden okuyucularımız özellikle bilmelidir ki yazılarımızda bugüne kadar gündeme getirdiğimiz 5 yazar ve eserlerini biz özellikle seçmedik. Yazılarımıza konu olan “Adolf Berje”, “Leonti Lulye”, “James Bell”, “Leonid Lavrov” ve “Feodor Tornau” son 2 senedir davur soner’in onlarca yalan yazısına malzeme olmuş, kaynak kitaplar olarak kendisince gösterilmiştir!
Bu yüzden bizler de özellikle bu yazarları seçerek eserlerindeki doğru bilgileri siz okuyucularımıza göstermek istedik. Yaptığımız analizlerde açık olarak görüldü ki davur soner facebook hesabının bugüne kadar kaynak gösterdiği yazarların eserlerinde cümle ve kelimeleri olduğundan farklı göstermekte, çevirileri yanlış aktarmakta, işine gelen kısımları yazıp gelmeyen kısımları da okuyuculardan saklamaktadır. Bu şekilde Abhaz-Abazalar ile ilgili yanlış bir algı oluşturmakta, onları itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır.
Birkaç gündür yalanları ortaya çıkmaya başlayan davur soner 2 senedir kaynak gösterdiği yazarların eserlerini kötülemeye başlamıştır. Bahsi geçen yazarların dönemi (19.yüzyıl) iyi anlayamadığını, bazı adlandırmaların kitaplara yanlış aktarıldığını, çevirmenlerin kitapların orijinal nüshalarından yanlış çeviriler yaptığını iddia etmeye başlamıştır. İlginçtir ki kendisinin son 2 senede kaynak gösterdiği eserler bu sefer kendisi tarafından inkar edilmeye başlanmıştır.
Düştüğü yalan çukurundan çıkmakta zorlanan davur soner iyice saçmalamaya başlamış, bahsi geçen eserlerin bazılarında çeviri hizmeti yapmış bulunan alanında uzman olan ve Türkiye’de çok kaliteli projelere imza atmış bulunan değerli büyüğümüz Sayın Murat Papşu’ya iftira atmakta, Papşu üzerinden kendi hatalarını kapatmaya çalışmaktadır.
Son birkaç savunma yazısında özellikle “Modavey”ler üzerinden Lyulye kitabındaki bilgileri çarpıtmakta kendi yalanlarını saklamaya çalışmaktadır.
Bizlerde bu yazımızda davur soner tarafından ısrarla Abazekh gösterilmeye çalışılan “Modavey” topluluğu ile ilgili bugüne kadar yayınlanmış bazı eser, rapor ve gazete haberlerini sizlerin dikkatine sunmak istiyoruz. Lulye, Berje, Bell, Tornau, Lavrov’u inkar eden davur soner bu bilgi ve belgelere hangi yalanı uyduracak merak ediyoruz?
“MODAVEYLER” İLE İLGİLİ YAYINLANMIŞ BAZI KİTAP, RAPOR VE GAZETELERDEN ALINTILAR:
Gürcü Tarihçi D.Bakradze 1860 basımı Kafkasya Gazetesinin 49.nolu sayısının 298.sayfasında “Mingrelya, Samurzakan ve Abhazya Hakkında” başlıklı bir yazı kaleme almıştır. Gazetedeki bu yazısında “Avazgo” etnoniminin kökeninin eskiye dayandığı fikrini paylaşmakta ve Abhaz Sadzlar, Tsebeldalılar, Medoveyler ve Abazinler gibi etnik gruplarla dil ve etnokültürel ortaklığına işaret etmektedir. Filolojik verilerimize dayanarak diye yazmıştır D.Bakradze: “Abhazlar Djigeti, Tsebeldintsy, Medozgi (veya Psxu, Axçipsu ve Aibgu olarak ayrılan Medoveevtsy) ve Abazinler aynı dilde konuşuyorlar, aynı yaşam tarzına ve dolayısıyla ortak kökene sahiptir.”
Aleksandr Arvelodoviç Çerkasov, Vladimir Gavriloviç İvantsov, Mikhail Şmigel, Violetta Sergeevna Molçanova’nun “XIX. Yüzyılın Birinci Yarısında Karadeniz Bölgesi Kabilelerinin Demografik Analizi” adlı çalışmasının 386.sayfasında Modaveyler Dağlı Ciget’i olarak gösterilmekte ve şöyle yazmaktadır: “Dağlı Cigetler – Medoveevler: Mzymta ve Bzib nehirleri arasındaki dağlarda yaşamıştır. Bölge Marşanya prens ailesinin hâkimiyetindeydi. Marşanya prensleri Abhazya’nın dağlık bölgelerinin – Tsebelda’nın da hâkimiydi.”
K.D.Maçavariani’nin “Sohum Şehri ve Sohum İli Tarifli Rehberi 1913” adlı eserinin 273. sayfasında şunlar yazmaktadır: “Medozüe’ler, Bzıb Abhazca lehçesinden biraz farklı dil kullanıyorlardı. Bzıp Abhazyasındaki dil Mızımta nehrinin yukarı akıntılarındaki yaşayanların anlamayacağı kadar büyük değildi. Aynı zamanda Medozue prensleri Marsan Abhaz soyundandır.”
N.G.Volkova’nın “XVIII. Yüzyılda Kuzey Kafkasya Topluluklarının Etnik Yapısı” adlı eserinin 76.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Dağların güney sırtında yer alan Abaza toplulukları: 200 Marşan ailesinin yaşadığı Mızımta’nın yukarı kısmındaki Ahçıpsı bölgesi, yine 180 Marşan ailesinin yaşadığı Psou’un yukarısındaki Ayboga bölgesi, 100 Marşan ailesinin yerleştiği Çujıpsı nehrindeki Çujguça bölgesi. Adigeler arasındaki bu dağlı Abaza(Abazin) grubu Mdavei adıyla biliniyordu.”
A.A.Cherkasov’un “Jigetia Tarihine İlişkin Belge ve Materyaller-1750-1868 Dönemi” adlı eserinin 5.sayfa sonu ile 6.sayfa başında söyle yazmaktadır: “Dzhigetiya iki kısma ayrıldı – dağ ve kıyı. Dağ Dzhigetiyasına Medovei – Medoveevites ve sakinleri denir. Medeveevitlerin birçok yerleşim yeri vardı: Pskhu, Aibga, Achipsou. Bunlara Marshania Prenslerinin temsilcileri hükmetti.”
1852 yılında N.P.İgnatiev’in Genelkurmay Başkanlığı Askeri Akademisinde okuduğu “Kafkasya Bölgesi (Askeri Coğrafya)” ders notunda şunlar yazmaktadır: “Navaginsk, Sv.Duh ve Gagra tahkimatları 2.bölümün tüm noktaları gibi aynı konumda bulunmakta, yani denizyolu haricinde kendi aralarında diğer bir bağlantıya sahip değiller ve garnizonlar kale duvarlarının dışına çıkamamaktadır. Gerçi dağın bu tarafında Ruslara Adyge kavmi kadar düşman olmayan Abhaz kavmi yaşamaktadır. Cigetler veya Sadzlar Şapsug ve Ubihlardan daha az savaşçı olmalarının dışında ayrıca yaşam tarzıyla da farklıdır: tıpkı Abhazya’daki gibi prens ve asilzade aileleri mevcuttur. Bu ailelerden bazıları tabiiyetindekilerle birlikte Rusya’ya sadakat beyan etmiş; diğerleri bizimle sadece barışçıl ilişkilerde kalmaktadır. Mzimta ve Bzib havzalarında yaşayan bazı toplulukların (Ahçipsu, Pshu ve ortak Medoveev adıyla bilinen diğerleri) bizimle hiç bir ilişkisi bulunmamakta ve kendi elverişsiz dağ geçitlerinde yaşamaktadır.
Ekim Devrimi Merkez Devlet Arşivi, f.730, l.1, d.21, s.85-87
***
16 Temmuz 1840 yılında Karadeniz sahil hattı komutanı N.N.Raevskiy’nin Cigetlerin Rusya tabiiyetini kabul etmeye hazır olduğuna ilişkin Harbiye Nazırı A.İ.Çernişev’e raporunun bir kısmında şöyle yazmaktadır: “Cigetlerin bölgesi dağlık ve sahil kesim olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Birincisi: Pshu, Aibga ve Ahcipsou’u kapsamakta. Belirtilenlerin son kavim sınırlarında bulunan Kafkasya üzerinden birkaç geçitten sıkça soygun amaçlı kuzey yamaçlara inmekte ve Kafkasya hattında Medoveev adıyla bilinmektedir. Cigetlerin sahip kesimi, Tsvidja, Baga, Areda, Geç ve Tsandripş’ten oluşmaktadır. Cigetler Abhazya ile sıkı akrabalık bağlarıyla bağlıdır. Bundan ve Abhazya hükümdarının otoritesinden istifade ederek, benim daha çok ilişkide bulunduğu sahil Cigetlerinin hepsi itaat etmeye hazır, fakat Ubihlar ve Ahçipsou’lardan çekinmektedir.
CGVİA (Rusya Tarihi-Askeri Devlet Arşivi), f.VUA, d.6411, s.14-15.
***
Dubrovin’in “Kafkasya’da Savaş Tarihi ve Rus Hâkimiyeti” adlı eserinin 1.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Bu verimli ülkede Abhaz kabileleri ya da kabile var. Abhazlar, Çerkesler gibi, her biri kendi adına sahip birçok kabileye ayrılmıştır. Yani, deniz kıyısında, Hamysh’den Gagrinsky Tsniny’ye, kendilerini Sadzet denen djetaslar yaşadı. Birçok özgür topluma ayrıldılar ve sayıları 11.000 kişiyi aşmadı. Doğuda ve güneyde Ubykhov’dan, Rk Mdzymty, Bzyba, Akhchipsou, Pskhu, Aibga, Bagaga ve Tsvija dağ vadilerinde sayıları 10.000 kişiye ulaşan Medozti yaşıyordu. Üç ana girişe ayrıldılar: Pskhu, Ahchipsou ve Aibga.”
Tarih ve Siyaset Bilimi Dergisinin Avrupa Bülteni. Yıl II. T. 3. 1867 sayısının 103.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Yukarıda açıklanan aynı alanda, deniz kıyısından uzaklaşıp dağa yaklaşılıyor. Boğazlarda, üç Abhaz topluluğu yaşıyor: Akhchitsou, Aybta ve bazıları Djiget olarak sınıflandıran Pskhu ve diğerleri Mesozyu.”
“Kuban’ın Ötesinde Yaşayan Dağlı Kavimler” başlıklı yazı dizisi 1850 Kafkasya Gazetesinin bazı sayılarında yayınlanmıştır. 94.nolu sayının 368.sayfasında şöyle yazmaktadır: “Bzib ile Aneta yatakları arasında Psou nehrinin yukarısında Aibaga, Medzileta nehrinin yukarısında Açipsou, Mtsy nehrinin yukarısında Çugjuça bulunmaktadır. Bu dört topluluğu, dağın kuzey tarafında yaşayan Çerkesler, özünde Abhaz olan ve çeşitli sebeplerle sürekli karla kaplı erişilmez yerlere göç eden ortak Medoveyler olarak adlandırmaktadır.”
Tifliste 1858 yılında yayınlanan Kafkas takvimindeki makalenin ilgili kısmında şunlar yazmaktadır: “Aibuga, Ahçipsou, Pshu, Tsandripş toplulukları arasında, Pshu ve Bzib nehirlerinin arasındaki ve Haşupse nehrinin yukarısındaki bölgede ikamet etmektedir. Bunlar, ağırlıklı olarak Abhazya’da soygunlar yapan küçük eşkiya topluluğudur. Bahsi geçen tüm üç topluluk: Pshu, Ahçipsou ve Aibuga, Kafkas dağlarının kuzey tarafında yaşayan Çerkezler tarafından, kendilerini açıkça düşmanlık besleyen Medoveevler adıyla bilinmektedir.”
Kafkasya takvimi 1858 yılı, Tiflis, 1857, s. 259, 272-275.
***
V.N. Karlhof’un 2014 yılı basımı “Kafkasya Çerkesya” kitabının 121. sayfasında yazar Modaveyleri Abhaz topluluğu olarak tanımlamaktadır. İlgili sayfada aynen şöyle yazmaktadır: “Deniz kıyısından uzaklaşarak ve dağ geçitlerine yaklaşırken, üç Abhaz topluluğu yaşıyor; Bazıları Djiget olarak sınıflandırdığı Ahchipsou, Aybga ve Pskhu, bazıları ise Meduzyuy veya Medoveevites olarak adlandırılan topluktur.”
“Modavey” ile ilgili bahsi geçen Rusça kitaplardan alınan sayfaları bu yazımızla birlikte siz okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz. Kitaplardaki tanımlamalara sadık kalınarak bilgiler yazımıza aktarılmıştır.











Related Posts
APSUARA
ABHAZ GELENEKSEL HALK MAHKEMELERİ VE ARABULUCULUK
